Wordset: Play
    
zorbalık etmek, kabadayı
yalanlamak, delillerle reddetmek
şikayet etmek, mırıldanmak
tahdit etmek, sınırlamak
takatten düşürmek, zayıflatmak
çöp, döküntü, sedye; karıştırmak
yıkılmak, yuvarlanmak, düşmek
üzmek, kızmak, sinirlenmek, endişelenmek
atlamak, ihmal etmek; yapmamak
kökünden sökmek, yoketmek, mahvetmek
devirmek, devrilmek
mal sahibi, mülk sahibi
katı, hissiz
el koymak, haczetmek
el yordamı ile aramak veya yürümek
inanılmaz derecede, müthiş
düşünüp taşınmak
sınırlamak, hapsetmek; sınır
yumuşatmak, hafifletmek
kıymet takdir etme, değer biçme
germek, zorlamak; süzmek; gerilim; soy
sisli, dumanlı, puslu, belirsiz
saf, halis, bürümcük gibi, bayağı
ikna edici
menteşelemek; mafsal; dayanak noktası
karıştırmak, katılmak
zorunlu, gerekli, önemli
şiddetle arzu etmek, yalvararak istemek
kırıntı, ekmek kırıntısı
yükseklerde uçmak
dolandırıcılık; hile; sahtekar
loş, alacakaranlık
rüşvet; rüşvet vermek; ayartmak
kin, garez, hınç; isteksiz olmak
istila etmek, etrafını sarmak, kaplamak
sevinçli, çok sevinen ve övünen
suçlamak, itham etmek
37 items.
Contact - About - Help - ⚾ Switch Theme