Wordset: Play
    
tamamıyla, elbette
ayı; dayanmak, katlanmak; taşımak
kablo, telgraf
ulaşmak, erişmek, varmak
tanrı, ilah
son, kesin, kati, inandırıcı
ünlü; yüksek rütbeli; seçkin
tutucu, muhafazakâr
okunaksız, okunması zor
uçak, gemi; hüner
incitmek, kırmak, rencide etmek
nicelik, miktar, sayı
raw
ham, çiğ, olmamış, pişmemiş
akla yatkın, mantıklı, makul
seçmek; toplamak, koparmak, yolmak
dindar, inançlı, sofu
uzak, çok eski, çok uzak
karar vermek; çözmek, halletmek
gözden geçirmek
rid
kurtarmak, temizlemek
kurban, fedakarlık; feda etmek
maaş, aylık
tatmin, memnuniyet, hoşnutluk
yokuş, bayır, eğimli yer
anlam; önem
kâlbini kırmak, şok etmek
kanat, burun kanadı, ek bina
çevreleyen, kuşatan, etrafını saran
ınmek, alçalmak, saldırmak
bağışıklık kazandırma, aşılama
aynı zamana tesadüf ettirmek
çabuk; harekete geçirmek
baltalamak, sarsmak, altını kazmak
hedef, nişan, amaç
esir, köle, kul
korumak, muhafaza etmek
ağır, yekpare, masif
kesinti
yaygın olarak, geniş olarak
39 items.
Contact - About - Help - ⚾ Switch Theme