Wordset: Play
    
gözden geçirmek
kontrol, denetleme
daha sonra
derinlemesine, derinlik
yanıp kül olmak
görüşmek
çalışkan
kesin söylemek
rahatsız olmak
sadece
kararlı, istekli; niyet, maksat
aid
yardım etmek
hayrete düşmek
fark
uğramak, ziyaret etmek; çağırmak
mevcut durum, statüko
dayanıklı
kasten
konu
alayvari bir şekilde
hırsızlık
onaylamak
davranış
memur; resmi
inkar etmek
adaylık
aday
spy
casus
lağv etmek, ortadan kaldırmak
utançtan
neşelenmek
artık, hiç
yarar, fayda
ihtiyaç maddeleri
katılımcı
tartışmacı
başlayacağı kesin olmak
ayaklarının ucunda yürümek
tesis, mülk
iddia etmek
ziyadesiyle
askerlik hizmeti
kamu
(otel vs.) giriş yapmak
(hatta) kalmak, ayrılmamak
yüksek sesle çağırmak (birşey söylemek)
havalanmak
(düğme vs.) düğmeleme, bağlamak
göstermek
çözmek
-e cevap vermek; kabul etmek
-den meydana gelmek
yok etme
imha eylemi
üstesinden gelmek
ifade; tanıklık; kanıt; ispat
sarmak, etkisi altına almak
acımasız
çok yönlü, becerikli, her işe uygun
yumuşak, pürüzsüz
zengin
kandırıcı
boş, münhal (kadro vs.)
güneşlenmek
aniden,birdenbire
sipariş; düzen, nizam
gergin; germek; kip, zaman
köpüren, köpüklü
giderme, uzaklaştırma, nakil, taşıma
kızartmak, kavurmak; et kızartması, rosto
bakış; bakmak; ilgilendirmek; saygı
dantel, bağ; bağlanmak
buzul
zorunlu, mecburi
maydanoz
fig
incir
wig
peruk
dye
boya, boyama; boyamak
yemek tarifi, reçete, tarife
nadiren, seyrek
hemen hemen, neredeyse; gerçekte
ile ilgilenmek; üstesinden gelmek
denetlemek, muayene etmek
ariflik, akıllılık, zekâ
uyandırmak, canlandırmak, teşvik etmek
esrarlı, örtülü, gizli; şifreli
övmek
parlak, şaşalı
süresi sona ermek
devirmek, devrilmek
şaşırtmak, bocalatmak
merhamet, acıma
yolunu şaşırmış, doğru yoldan çıkmış
dünyevi, lâik
bastırmk; yatıştırmak
yüksek sesle konuşmak, bağırmak, kükremek
önemsiz
lezzetli, makbul
araştırma
neşeli ve gürültülü, şen, eğlenceli
yumuşatmak, hafifletmek
ezberden okumak
katliam, büyük insan kaybına uğrayan yangın
devamlı, sürekli, dayanıklı
pis, nahoş, hoşa gitmeyen alçak
iki olay arası
büyük konak, malikane
tehlike
tadilat yapmak
aşmak
yönelme, meyil
geleneksel; alışılmış, bayağı
mutaassıp, bağnaz; aşırı gayretkeş kimse
kışkırtmak, teşvik etmek, ikna etmek
inanılmaz
derin yarık, kanyon
barikat, engel, mania
tug
kuvvetle çekmek
biçimsiz, çarpık, çurpuk
çetin bir tecrübe; çile
saygı, hürmet
sona ermek, son vermek, bitmek
sanmak, zannetmek, tahmin etmek
sayfa kenarı
topallamak, aksamak
en aşağı nokta veya safha
atlamak, ihmal etmek; yapmamak
düşünüp taşınmak
yaramazlık, şaka, şeytanlık
iki veya daha fazla şirketin birleşmesi
düşmanlık beslemek, kavga etmek
yumruk yada sert bir cismin darbe sesi
yemiş bahçesi, meyva ağaçları
sallamak, titretmek
yumuşak, balmumu gibi
koyulaştırmak
bir yandan öbür yana geçmek
işkence, eziyet
yatıştırmak, dindirmek, teskin etmek
köye ait, köylü gibi
tehlikeli
çalmak, aşırmak
şal
titrek yanmak, yanıp sönmek
rasgele, gelişi güzel
gelir
birine elle işaret etmek
tükenmiş, yorgun, bitkin
alay etmek
serin, soğuk
sinirlendirmek, kızdırmak, tahrik etmek
ufak köy, birkaç evden oluşan köy
ganimet, yağma
uzun bacaklı ve zayıf
çok sık ağaçlı ve vahşi orman
lid
kapak
hoe
çapa
üstü kapalı söz, ipucu
hedef, amaç
hakiki, gerçek
gem
kıymetli taş, mücevher
büyülemek, cezbetmek
kuş, kümes hayvanı
tam, kesin; halis; ifade etmek
belirsiz, kararsız, muğlak
yığın, küme
özet, ana fikir
aft
geriye doğru
güverte, üst kısım; deste
sue
dava açmak, mahkemeye vermek; rica etmek
çarpma, darbe; toslamak; tümsek
-den kurtarmak, kurtulmak
parça
yükseltmek, kaldırmak
eleştiri
kabul etmek
sakin ol
hararetli
affetmek
teklif, öneri, tavsiye, fikir
zorunluluk, yükümlülük; ödev; senet
korkunç, berbat, kötü
düşünmek
parlama, alev
aciz
bildirmek, öğüt vermek
çalışır
düzeltmek, doğru
sadece, henüz, şimdi; adil
kesinti
amaç
haklı çıkarmak/göstermek
öfke, huy, ruh hâli
kaybederek
use
kullanım; kullanmak; fayda
harfi harfine, kelimenin tam anlamıyla
196 items.
Contact - About - Help - Switch Theme