Wordset: Play
     
suç ortağı olmak
13769
ability to speak well, eloquence
28641
küçük erkek kardeş; askeri öğrenci
7369
in an improvised manner, without preparation, in a spontaneous manner, impromptu
28591
düzeltmek; yeniden gözden geçirmek
13999
hafif renk, az miktar, iz, belirti
4621
sarsıntılı, düzensiz, sarsak, salak
4493
to get angry or upset
28582
iri bir tür akbaba
5283
başlatmak; yer göstermek
6609
flair in style or manner
22427
kolsuz manto, örtü, kabuk
5204
berbat etmek, becerememek
9338
çevirmek, yön değiştirmek; önlemek gidermek
227
öncül, terim; yer, mekan
7569
gıpta etmek, imrenmek, gözü kalmak
6326
yenmek, alt etmek, önlemek
9395
hakaret, istihza; gücendirmek
3748
adj. indirect, through another; performed for or experienced by one person in place of another; substituted, delegated; happening in an unusual part of the body (Physiology)
21275
ranza, yatak yeri
2137
mendil
7763
eyaletlerarası
1223
uzun ve derin yara, bıçak vs. yarası
2521
az miktar, biraz
5111
hamur; mangır, para
3633
uyuz, pis, iğrenç, pinti
4518
dereotu
11999
uzatmak, süresini uzatmak
7110
entrika, dalavere; ayartmak
3226
büyük miktar; sel, sağanak
7279
dab
dokunmak; hafif vuruş
7412
kasvetli, umutsuz, soğuk
3401
kendini beğenmiş
7643
düşüncesizlik, boşboğazlık, patavatsızlık
4560
kaldırmak, atmak, kabarmak, şişirmek
7443
yaygın, çok bulunan, salgın
6883
kalple ilgili
11944
düzen, emir
2246
irinlenmek, iltihaplanmak
9303
n. hag, wrinkled old woman
24984
malikâne, köşk; tımar
4731
expression enthusiastic praise
22389
domuz pastırması, domuz yağı
195
devrolmak
1785
tokuşturmak, tıkırdamak
3094
çocuk arabası
7911
think of, invent, create
28469
succeed at easily
28467
istila, baskın, hücum
1915
korkudan sinmek; yaltaklanmak
11973
aptal, ahmak, kıl tip
5195
beşik; kızak
483
n. scapegoat, one who takes the blame; fool, sucker, wimp (Slang)
28367
endişeli, korkulu, kaygılı
6393
manga; takım, departman
424
çömelmek
728
persistently holding to cause or opinion
22399
iftira etmek
2564
şal
2404
vicdanlı, insaflı; itinalı; dürüst
8326
fincan tabağı, çay bardağı tabağı
6837
bitirmek, sona erdirmek
7324
waste time , move slowly
22687
destan, menkıbe, efsane
8471
büyük bir dikkatle, yavaşça
14004
dolandırmak, kandırmak
9559
sıkı, dar, zorlayıcı
6305
söylenti, dedikodu
4611
daldırmak, bandırmak, batırmak
3591
ağaçlık, koru
311
ağzında gevelemek; kötü telaffuz; leke
7207
yaratık, mahluk
1273
para yardımı yapmak, mali destek sağlamak
8777
yan; yan dal; yan ünsüz
8278
tıngırdamak, çınlamak
3004
sullen, gloomy, ill-humored
22446
ayırmak, bölmek, koparmak
2480
wan
solgun, soluk, benzi sararmış; bitik
14145
penniless, without money
22424
cereyan, hava akımı
6754
v. recover, heal
21242
expressed without words, unspoken
22416
disgust, repugnance; intense aversion
21797
koşmak; hızlı yürüme
9399
küstah, haddini bilmez, cüretli
11718
adj. diminishing, decreasing, waning, fading
27066
azalmak, küçülmek
7960
hırçın, aksi, huysuz, kaba
13289
adj. thin, gentle, fine, sparse
21078
güvenilmez, belirsiz, tutarsız
6880
aval aval bakmak; sakar kimse
21048
concise, thorough
22407
anticipative; predictive
21409
impulsive, reckless
22489
itişip kakışma, çarpışma; hamle
21559
to reject or repel
22451
overwhelm
22421
mournful, sad, melancholic
14270
obscure, hard to understand
22408
kızgınlık, öfke
13290
adj. disrespectful, disdainful, careless, thoughtless
25139
101 items.
Contact - About - Help - ⚾ Switch Theme