Wordset: Play
    
çak─▒l; kararl─▒l─▒k, metanet, cesaret
ac─▒, dokunakl─▒, keskin
gezinti; dola┼čmak
korkutmak, umutsuzlu─ča dü┼čürmek
engellemek; kar┼č─▒ gelmek
kartu┼č, kutu; fi┼ček
a person who talks excessively or indiscreetly
ölçüp vermek, taksim etmek (ceza vs.)
göstermek, belli etmek
belirgin; belirtmek; beyanname
yan kurulu┼č; yard─▒mc─▒; ikincil
devlet deste─či, para yard─▒m─▒
para yard─▒m─▒ yapmak, mali destek sa─člamak
gerektirmek, istemek, ça─č─▒rmak
gaf, hata, falso
istila, ak─▒n, ü┼čü┼čme; içeriye akma
┼ča┼č─▒rtmak, sersemletmek
dokuma tezgâh─▒; karalt─▒ gibi gözükmek
yeni yürümeye ba┼člayan çocuk
doland─▒rmak, kand─▒rmak
bilgiçlik taslayan, ukalâ
not involving participation or intervention
biti┼čik, kom┼ču
çirkin, igrenç, tiksinç
mutfakla ilgili
pislik, çamur, gübre
didik didik aramak, ara┼čt─▒rmak
rehin; rehine koymak
merhem
süs, tak─▒, süslemek
büyük bir dikkatle, yava┼čça
amerika geyi─či
keklik, orman tavu─ču
kar┼č─▒l─▒k vermek
suç orta─č─▒ olmak
buz gibi; ac─▒ (söz); çevik
kekelemek, kekeleyerek söylemek
zeki, marifetli, ustaca yap─▒lm─▒┼č
geleneksel; al─▒┼č─▒lm─▒┼č, baya─č─▒
iti┼čip kak─▒┼čma, çarp─▒┼čma; hamle
toplant─▒ya davet etmek, ça─čr─▒da bulunmak
tarç─▒n
e┼čit olarak da─č─▒tmak, payla┼čt─▒rmak
sabit ücret, geçi┼č paras─▒; vergi vermek
yan yana, ikincil, ek
s─▒ralamak, kar┼č─▒la┼čt─▒rmak
vade; olgunluk, ergenlik
u┼čak; dalkavuk
bak─▒r
büyülemek; mest etmek, kendinden geçirmek
kar─▒┼čt─▒rmak, becerememek, ┼ča┼čk─▒nl─▒k
kand─▒rmak, aldatmak; enayi, saf, kukla
kar─▒┼č─▒kl─▒k, da─č─▒n─▒kl─▒k; altüst etmek, y─▒─čmak
azalma, hafifleme
haberci, müjdeci; ilan etmek
sürekli, aral─▒ks─▒z, daimi
koruyucu, önleyici
kesilme, bozulma, parçalanma
ustal─▒k, hüner, beceri
untidy, poorly dressed
dert orta─č─▒ olmak, kederini payla┼čmak
uygun
ate┼č püskürmek
çarpmak, f─▒rlamak, ses yapmak
alay etmek, dalga geçmek
soy; soya─čac─▒, ┼čecere
dost, yak─▒n arkada┼č, kafadar
frightening; the process of becoming cooler
mühimmat deposu, cephanelik
i┼čtahs─▒z
tan─▒mak, kabul etmek, onaylamak
akne, sivilce
taahhüt
vazgeçmek, b─▒rakmak
parmaks─▒z eldiven, beysbol eldiveni
sendelemek; tökezleme, sersemletme
yaslanmak, uzanmak, yatmak
veba, belâ, felâket
sinirli tip, asabi kimse; aceleci
ünlü; yüksek rütbeli; seçkin
alçalmak, yat─▒┼čmak, dinmek
encouraging or arousing interest or enthusiasm
yeterli, kâfi, yeter
olas─▒l─▒k, ihtimal, tesadüf
list of terms and definitions
ayin, dini tören
merhem, krem, belesan ya─č─▒
bitirmek, sona erdirmek
k─▒rtasiye, mektup kâ─č─▒d─▒ ve zarf
önemsiz, de─čersiz, k─▒ymetsiz
ahlaks─▒z, vicdans─▒z
emir, ferman; yetki, salahiyet
sert, s─▒k─▒, ┼čiddetli
kriz, önlem almay─▒ gerektiren olay
gereksiz, a┼č─▒r─▒
çekinmek, kaçmak, uzak durmak
eleba┼č─▒, tertipçi, idareci
güçlü tepki; geri tepme
fazla resmi, çok ciddi
rimel, sürme, maskara
kabul, r─▒za, onay
bo┼č yere; a┼č─▒r─▒ derecede
dürüst, do─čru; dik
i┼čaret etmek, belirtisi olmak
kaçamak, bahane, hile
kepek, bu─čday kepe─či
geri çekilmek; uzakla┼čmak; sözünden dönmek
bamya
bo┼č, oyuk, delik, çukur
tutu┼čturmak, ate┼člemek, yakmak
truthfulness, honesty; accuracy
get started; begin, commence
disgust, repugnance; intense aversion
tan─▒nmam─▒┼č, duyulmam─▒┼č
s─▒radan insanlar; tabana ait
k─▒m─▒ldamak, hareket ettirmek
do, work at, complete
decide, choose
somehow, in some way
infrequently, not often
pay the bill
kiralamak, tutmak
telkin etmek, kafas─▒na sokmak
yengeç
yenilmez, ba┼ča ç─▒k─▒lmaz, a┼č─▒lmaz
yaras─▒z, incinmemi┼č
at─▒┼čmak; a─č─▒z kavgas─▒, münaka┼ča
çal─▒, çal─▒l─▒k
duyu, his, alg─▒; heyecan; sansasyon
kö┼če bucak aramak, ovmak
telâfi etmek, geri almak
araç gereç, malzeme; donatmak
kiler, ambar
oyalanmak, vakit kaybetmek
b─▒çaklamak, hançerlemek, saplamak
ta┼ča çarpmak, vurmak; kütük
sezgi, sezi, önsezi
sezgisel
çarpma, darbe; a─č─▒rl─▒k
timsah
a large amount; much.
zampara
narin, zarif; titiz; sevimli; leziz
taklitçi; özenti
inceltme i┼čareti; uzatma i┼čareti
aksi, huysuz, ha┼čin, k─▒zg─▒n
yiv, oyuk; adet, gelenek; harika ┼čey
gönüllü olarak vazgeçmek
yürekli, yi─čit, cesur
tavanaras─▒, çat─▒ kat─▒
öz, en özlü k─▒s─▒m, özünün özü
takoz; t─▒kamak
kar┼č─▒l─▒kl─▒ etkileme; kar┼č─▒l─▒kl─▒ etkilemek
üretme çiftli─či, bal─▒k üretme yeri
bat─▒ rüzgâr─▒, esinti; ince kuma┼č
gölcük, k─▒y─▒ gölü
k─▒┼čk─▒rtmak, te┼čvik etmek, ikna etmek
yemlik
birle┼čme, ba─člant─▒
ç─▒k─▒nt─▒, pencere pervaz─▒
esneklik; direnç; zorluklar─▒ yenme gücü
esnek, elastik
adland─▒rmak, isim koymak
ac─▒nacak halde, ac─▒kl─▒, içler ac─▒s─▒
sak─▒nmak, kaç─▒nmak; sabretmek
h─▒rlamak, homurdamak, gürlemek
bocalamak, debelenmek; dilbal─▒─č─▒
compose melodies; make something melodic
sarkmak; as─▒l─▒ tutmak
göze çarpmak, farkedilmek
kabul etmemek, reddetmek
tenezzül etmek, lütfetmek
dola┼čmak, gezinmek, ayr─▒lmak
s─▒zmak, süzülmek
felç, inme
kabu─čunu soymak, koçandan ay─▒rmak
h─▒rç─▒n, aksi, huysuz
177 items.
Contact - About - Help - ÔÜż Switch Theme