Wordset: Play
    
uysal, yatkın
desperate criminal
eli ayağı tutan, hayat dolu, hareketli
kalıntı, eski eser, yadigâr, hatıra
boşboğaz; gevezelik etmek
salon, oturma odası
karalamak, rastgele şekiller çizmek
düşüncesizlik, boşboğazlık, patavatsızlık
dalgın, düşünceli
kuru vadi
erkeksi, erkekçe, güçlü, enerjik
majestic; royal
yağmalamak
aval aval bakmak; sakar kimse
dolandırmak, kandırmak
coy
utangaç, çekingen; nazlı
geri çekilme, dönüş, gerileme
contemplate, think deeply about something
geveze
tersyüz etmek; sonuçlanmak
kıyas
kabuk, deri, dış yüzey
şüpheli, belirsiz
ayırma, izolasyon, ayrı durma
amazing work
provocation of dissent, act of promoting rebellion
kıvırcık lahana, karalahana
nota dizisi, gam; bir şeyin tamamı
alev, ışımak, parlamak
kriter, ölçüt, kıstas
hemen hemen, neredeyse
sempatik, cana yakın; girgin
aynen; denden (işareti)
kafa karıştırmak, şaşırtmak
dedektif gibi, dedektif, polisiye
karıştırmak, katılmak
kabul etmek, itiraf etmek
gıcırtı
ufak çukur; kuvvet
kasa, sandık
dağıtmak, yayılmak; serpilmek
aşırmak; otlakçılık etmek
küçük yıldız, yıldızcık
inanç, doktrin, ilke, prensip
altyapı, savunma sistemi
şikayet etmek, mırıldanmak
imha etmek, öldürmek
riskli, tehlikeli; kurnaz
patlama, uğultu; ani artış; gümlemek
trabzan, korkuluk
ahlaksız, vicdansız
hoşnut etmek, memnun etmek
yulaf ezmesi
büyücü, sihirbaz, falcı
canlandırmak, düzene girmek; iyileşmeye yüz tutmak
balta, satır
choosy, selective; fastidious, meticulous
get along well, be friends immediately
cesur, yiğit
filo, donanma, alay
nitelikli, uygun, geçerli
succinct, concise
bastırmak
yön,istikamet
incapable; unfit, inadequate; inexpert
aylak, serseri; amele
gemici
ödeme, ücret, bedel
cezalandırmak, kırbaçlamak
sapınç, delalet, aykırı düşünce
قلق
uneducated worker (derogatory)
emekli maaşı, emekli
tutku, eğilim, meyil
başrahibe
engel olmak
kabul etmek gerekirse; hiç kuşkusuz
yüksek mevkili kimse; büyük adam
sessizce yaklaşmak; sinsice izlemek
salkım, demet, deste, grup; demet yapmak
cezasını çekmek, kefaret vermek
uysal, itaatkâr, yumuşak başlı
bol pantolon
eklem iltihabı, kireçlenme
küçümsemek, alayla gülmek
derogatory; counterfeit, fake
criminal, evildoer
sert vuruş, sümüklüböcek, tembel
praise, commend
jot
little bit, tiny amount; scribble down
azarlamak, paylamak
sonuç çıkarma, sonuç, çıkarım
haciz, icra; vergi koymak; zorla toplamak
muamma, bilmece
umutsuz, sefil, perisan; aşağılık, adi
hırs, şevk, hararet
şaşırtmak; sinirlenmek; altüst etmek
wan
solgun, soluk, benzi sararmış; bitik
şaşırtmak, sersemletmek
cefa; sertlik, katılık; özen
gıpta etmek, imrenmek, gözü kalmak
101 items.
Contact - About - Help - Switch Theme