Wordset: Play
    
temsilci; özel görevli, casus
iti┼čip kak─▒┼čma, çarp─▒┼čma; hamle
bo┼č yere; a┼č─▒r─▒ derecede
kaçamak, bahane, hile
güçlü tepki; geri tepme
a large amount; much.
show to be true, prove correct
taklitçi; özenti
kepek, bu─čday kepe─či
yap
havlamak; saçmalamak; gevezelik
uygun
truthfulness, honesty; accuracy
do, work at, complete
yürekli, yi─čit, cesur
tan─▒nmam─▒┼č, duyulmam─▒┼č
s─▒radan insanlar; tabana ait
lapa gibi, yumu┼čak; a┼č─▒r─▒ duygusal
untidy, poorly dressed
hilâl, ayça, yeni ay
ölçüp vermek, taksim etmek (ceza vs.)
tesisat, donan─▒m
after considering it again, after thinking again
adv. during the night; on the previous evening adj. occurring or continuing during the night; lasting the night; designed to be used for one night (i.e. overnight bag); rapid, sudden
kolayla┼čt─▒rmak, rahatlatmak, hafifletmek
saçak, pervaz; püskül, kakül
ekleme yapma; ara de─čerini bulma
tiknaz, dolgun
ceza, bedel; kaybetmek
dab
dokunmak; hafif vuru┼č
vazgeçmek, feragat etmek
ba┼čkald─▒rmak, isyan etmek
h─▒rs─▒zl─▒k
bo┼č vakit, uygun zaman
cümbü┼č yapmak
e─člence, alem, cümbü┼č
cümbü┼č, alem, e─člence; ç─▒lg─▒nl─▒k
karanl─▒k, hüzünlü, lo┼č
alabora olmak, devirmek
korkak; deh┼čete dü┼čmü┼č
toplant─▒ya davet etmek, ça─čr─▒da bulunmak
suç orta─č─▒ olmak
kümes, kafes
k─▒saltmak, özetlemek; azaltmak
pislik; sefalet, bak─▒ms─▒zl─▒k
yalan yere yemin, yalanc─▒ ┼čahitlik
az miktar, biraz
anla┼č─▒lmaz, acayip, esrarengiz
kasvetli, lo┼č ve s─▒k─▒nt─▒ verici, kederli
h─▒rsl─▒, açgözlü
k─▒skaç, kenet
y─▒─č─▒n; kümelenmek
suçlu, zanl─▒, san─▒k
eski erkek ö─črenci, mezun erkek
sütun, kolon
nane, nane ┼čekeri
dad─▒
çabuk öfkelenen, sinirli, huysuz
bo┼č laf, palavra, martaval
iman, itikat, inanç
heyet, birlik; k─▒ta
çeki┼čme, tart─▒┼čma, iddia, kavga
atmak, f─▒rlatmak; g─▒daklamak
felaket, afet, bela
vas─▒tas─▒yla, madem ki
çeki┼čmek, didi┼čmek; a─č─▒z kavgas─▒
e─čilmi┼č, bükülmü┼č; ip haline gelmi┼č
cadaloz, ┼čirret, huysuz kad─▒n; k─▒r faresi
u┼čak, hizmetçi, avans; al─▒koyan
tüy; makara; bobin
tutku, e─čilim, meyil
salon, oturma odas─▒
hakaret etmek, k─▒rmak, kötü davranmak
tembel, uyu┼čuk, ü┼čengeç
aylak, serseri; amele
çak─▒l; ta┼č
as─▒k suratl─▒, üzgün
bol, pek çok
çekinmek, kaç─▒nmak; korku
çok bilgili, bilge
yöresel, bir yere özgü
dikkatli; aç─▒kgöz; becerikli; sakin; tutumlu
ne┼čeli, gürültülü, ta┼čk─▒n, deli┼čmen
k─▒sa hikâye
tabut, küçük kutu
neden olan, yard─▒mc─▒
tabur, cemaat, süvari bölü─čü
geçmek, a┼čmak, üstün olmak
polis bask─▒s─▒
e─čik, e─čimli; e─čmek
alay, dudak bükme, küçümseme; dalga geçmek
sürtmek, ayaklar─▒n─▒ sürümek
yok etmek, bozmak
cesaret, giri┼čkenlik
uzman, tiryaki; ┼čeytan, kötü ruh
ilkel; ba┼čl─▒ca
tanesi, parça ba┼č─▒na
yat─▒┼čt─▒rmak, bast─▒rmak, azaltmak
reverans; reverans yapmak
uysal, itaatkâr, yumu┼čak ba┼čl─▒
bir tür pizza
lösemi, kan kanseri
çok sinirli; gergin, korku içinde
kenetlemek, ba─člamak, kilitlemek
ayak i┼či, getir götür i┼čleri
mani, k─▒sa ve basit ┼čark─▒
komada olma; bayg─▒n, bilinçsiz
alay etmek; yüze vurmak; sata┼čma
sendelemek; tökezleme, sersemletme
zorluk, güçlük
acele etmek; ivedi; tela┼č
merakla gözetlemek, gizlice aramak
kunduz
ko┼čmak, kaçma, tüyme
uygun; ay─▒rmak, el koymak
sert vuru┼č, sümüklüböcek, tembel
yetenek; meslek; davet
huysuz, kaprisli, aksi, de─či┼čken
k─▒demli, tecrübeli; emektar; gazi
iftira, karalama
┼čahlanm─▒┼č, co┼čmu┼č, azg─▒n, öfkeli
sorumlu, olas─▒, mesul
sevgili, a┼č─▒k, metres
─▒l─▒k; hareketsiz
hüner, marifet; gösteri uçu┼ču; bodur
ud; ud çalmak
ganimet, ya─čma
girinti, çukur; bar─▒nak; koy, körfez; kemer
kand─▒rmak, aldatmak, ┼ča┼č─▒rtmak
k─▒yafet, giysi, elbise
komplo kurmak, gizlice anla┼čmak
itiraf etmek
dinmek, sona ermek; hile yapmak
boy, endam, önem, prestij
lo┼č, koyu, kasvetli; a─č─▒rba┼čl─▒, ciddi
ustal─▒k; kavray─▒┼č; bilmek, anlamak
zayiat, fire, hizmet d─▒┼č─▒ kalma
kafatas─▒na ait, kafatas─▒
dü─čüm; kar─▒┼čt─▒rmak
iz, ipucu, sezme, ku┼čku
y─▒pratmak, yormak, eskimek
dalm─▒┼č, dalg─▒n, me┼čgul
emin; hayat dolu, ne┼čeli
monolog, kendi kendine konu┼čma
demirlemek, demir atmak; bozk─▒r
suçlamak, itham etmek
dan─▒┼čma, isti┼čare; muayene
yardim, destek, himaye
┼čap─▒rdatarak yemek, höpürdetmek
damar t─▒kan─▒kl─▒─č─▒
suçlama, itham, töhmet
haciz, icra; vergi koymak; zorla toplamak
legal expert, judge, lawyer
yükümlü, zorunlu; görevli, memur
hayalet, hortlak; hayal, kuruntu
kaba tüylü, taranmam─▒┼č
rag
dalga geçmek, kaba ┼čaka; bez parças─▒
susamuru
zay─▒f, dayan─▒ks─▒z, çelimsiz; narin
y─▒pranmak, a┼č─▒nd─▒rmak; kavga
suçlular─▒ iade et(tir)mek
e─čmek, bükmek, k─▒v─▒rmak, buru┼čturmak
to avoid work or waste time
çak─▒l; kararl─▒l─▒k, metanet, cesaret
ac─▒, dokunakl─▒, keskin
korkutmak, umutsuzlu─ča dü┼čürmek
engellemek; kar┼č─▒ gelmek
kartu┼č, kutu; fi┼ček
a person who talks excessively or indiscreetly
göstermek, belli etmek
belirgin; belirtmek; beyanname
yan kurulu┼č; yard─▒mc─▒; ikincil
devlet deste─či, para yard─▒m─▒
para yard─▒m─▒ yapmak, mali destek sa─člamak
gerektirmek, istemek, ça─č─▒rmak
gaf, hata, falso
istila, ak─▒n, ü┼čü┼čme; içeriye akma
┼ča┼č─▒rtmak, sersemletmek
dokuma tezgâh─▒; karalt─▒ gibi gözükmek
yeni yürümeye ba┼člayan çocuk
doland─▒rmak, kand─▒rmak
bilgiçlik taslayan, ukalâ
not involving participation or intervention
biti┼čik, kom┼ču
çirkin, igrenç, tiksinç
mutfakla ilgili
pislik, çamur, gübre
didik didik aramak, ara┼čt─▒rmak
rehin; rehine koymak
merhem
süs, tak─▒, süslemek
büyük bir dikkatle, yava┼čça
amerika geyi─či
keklik, orman tavu─ču
kar┼č─▒l─▒k vermek
zeki, marifetli, ustaca yap─▒lm─▒┼č
geleneksel; al─▒┼č─▒lm─▒┼č, baya─č─▒
tarç─▒n
e┼čit olarak da─č─▒tmak, payla┼čt─▒rmak
yan yana, ikincil, ek
vade; olgunluk, ergenlik
büyülemek; mest etmek, kendinden geçirmek
kar─▒┼čt─▒rmak, becerememek, ┼ča┼čk─▒nl─▒k
alçalmak, yat─▒┼čmak, dinmek
203 items.
Contact - About - Help - ÔÜż Switch Theme