Wordset: Play
    
bulmak
beklemek
hâlâ; hareketsiz, sessiz; sakinleşmek
insanlar; halk; kişi
düşünce, fikir, sanı, görüş, kanı
Sadece, yalnız, bir tek
vermek
lütfen
hatta, bile; düz, düzenli; çift
hayat
by
yanında, ile, tarafından
belki, olabilir
nerede, nereye
üzerinde
daha fazla
emin; elbette, şüphesiz
asla
ihtiyaç duymak
küçük, ufak, az
way
yol; yön; yöntem
almak; götürmek; tutmak
say
söylemek
sonra, o zaman
çünkü
who
kim
yes
evet
söylemek, anlatmak
kaba, kötü; kastetmek, anlamına gelmek
geri, arka; sırt
istek, arzu; vasiyetname; -ecek
vasiyet
ne zaman
bakmak
as
olarak, gibi, -diği için, iken
iyi
gelmek
şurada, orada
how
nasıl
go
gitmek
düşünmek, sanmak
if
eğer
get
almak
sağ; doğru
hakkında, etrafında, yaklaşık
on
üzerinde
sadece, henüz, şimdi; adil
for
için
bilmek
in
içinde
ne
50 items.
Contact - About - Help