Wordset: Play
    
kan─▒t, delil
hak etmek, lây─▒k olmak
kar─▒┼č─▒kl─▒k, da─č─▒n─▒kl─▒k
ses, seda; dillendirmek
bina, yap─▒; in┼čaat
karar, hüküm
basit
teklif etmek, sunmak
arz etmek
payla┼čmak, bölü┼čmek, kat─▒lmak
payla┼čmak
ayn─▒ fikirde olmak, kabul etmek
gururlu, kibirli; onurlu
üniversite, yüksekokul, fakülte
saymak, hesaba katmak
belirtmek, ifade etmek, söylemek
kaydetmek, kasede almak, bantlamak
sert, sa─člam, zorlu, çetin
tepe, kabart─▒
ev ödevi
affetmek
daimi, surekli, ayakta durma
doland─▒rmak, çalmak; enselemek, tutuklamak
erken
yerine
ray
─▒┼č─▒n
çubuk, sopa; sokmak; saplanmak
sürgün, çekim, filiz; vurmak
binmek; gezinti
tak─▒m, ekip
dikkatli
gebe, hamile; verimli; anlaml─▒
a─č─▒z
olmak
masa
ilgili, merakl─▒
küçük
kay─▒p, eksik
kan─▒tlamak, ispat etmek
kaza
hay─▒rseverlik, hay─▒r i┼či
milyon
gev┼čemek, dinlenmek, yumu┼čatmak
gül
ö─črenmek
korkunç, berbat, kötü
mahkeme, oturum; avlu, iç bahçe; kur yapmak
iyilik,yard─▒m
cadde, sokak
suçlamak, sorumlu tutmak
uygun, adil; fuar
hayal etmek; dü┼čünmek, sanmak
farzetmek, varsaymak, sanmak
sopa, cop
tökezlemek; çelme; gezi, seyahat
tam, bütün
ak┼čam
zü─čürt, meteliksiz
eye
göz
dürüst, namuslu
bilgi, enformasyon
kesinlikle
kötü, fena; kötülük, ┼čer
güçlü, sa─člam, sert
cinayet, adam öldürme
kabul etmek, itiraf etmek
kadar, dek; kasa; topra─č─▒ sürmek
etkili, dokunakl─▒; hareketli
┼čahsi
win
kazanmak; galibiyet
dog
köpek
dü┼čmek; sonbahar
üvey
belki, bir ihtimal
yakalamak, tutmak; avlamak
law
hukuk, yasa, kanun
parça, eser
yemin etmek, ant içmek; küfretmek, sövmek
ili┼čkili, bula┼čm─▒┼č
daha do─črusu, oldukça
ummak, ümit etmek
┼ča┼č─▒rt─▒c─▒, ilginç, hayret verici
de─čer
act
davranmak, hareket etmek, oynamak
çekim, çekme, çeki┼č
-den ba┼čka, ba┼čkaca, d─▒┼č─▒nda
durum
özellikle
takdir etmek, de─čerini bilmek
dans; dans etmek
gun
silah, tabanca; tam gaz sürmek
zavall─▒, fakir
┼ča┼č─▒rtmak; sürpriz
korumak, gözetmek
rüya, dü┼č; rüya görmek; hayal kurmak
damla; dü┼čmek; alçalmak; b─▒rakmak
hafif; ─▒┼č─▒k; yakmak
yiyecek, g─▒da
h─▒zl─▒, çabuk; oruç
so─čuk
zerafet, lütuf
atmak, f─▒rlatmak
bir yerde, bir yere, herhangi bir yerde
a─čr─▒, azap, elem, dert; ac─▒ çekmek
┼ča┼čk─▒nl─▒k; merak; mucize
turna; vinç
dokunmak, de─čmek; temas
gelecek, istikbal
seçim, seçenek, tercih
saç
ili┼čki, ilgi, ba─č
i┼čaret, simge; i┼čaret etmek; imzalamak
kesinlikle, elbette
aç─▒klamak, izah etmek, anlatmak
tamamen
resim; betimlemek, hayal etmek
al─▒nm─▒┼č, tutulmu┼č
olmad─▒kça, olmazsa, -mazsa
ba┼čkan, cumhurba┼čkan─▒
farketmek, anlamak; gerçekle┼čtirmek
kontrol etmek, idare etmek
bütün bütün, bütün olarak
ele almak, idare etmek, k─▒v─▒rmak
sap
yanl─▒┼č, hata; yan─▒lmak
┼čirket; e┼člik
olas─▒, mümkün, olanakl─▒
asmak, takmak, sark─▒tmak
d─▒┼č, d─▒┼čar─▒da, d─▒┼č─▒nda
sipari┼č; düzen, nizam
kurulu┼č
saat (60 dakikal─▒k süre)
buy
sat─▒n almak
tuvalet
su
hata, yanl─▒┼č, kabahat
ses; sa─člam; gibi görünmek
kahve
dolu, tam
lie
yalan; yatmak, uzanmak
kan
özel
his, duyu; hissetmek, alg─▒lamak
canl─▒, sa─č, hayatta
tamam─▒yla, elbette
içmek; içecek
keçe, keçeli; hissedilen
hot
s─▒cak; k─▒zg─▒n; ac─▒
┼čekil, vücut yap─▒s─▒, ┼čah─▒s, figür
aç─▒k, berrak; temizlemek
a┼č─▒, i─čne; at─▒┼č; vurmak
güvenli
tür, çe┼čit, s─▒n─▒f; s─▒ralamak
kitap; rezerve etmek
üzmek, ne┼česini kaç─▒rmak
kurtarmak, kayda geçirmek
boyunca, süresince; yan─▒s─▒ra
Ölüm
eat
yemek yemek
hasta, rahats─▒z
numara
oldukça, epey, tamamen
hafta
önde, ileride
içeride
arkada, gerisinde
ciddi
ate┼č, yang─▒n; i┼čten atmak
kaybetmek, yitirmek
S─▒ra, hat, sat─▒r, çizgi
tarih; flört etmek, bulu┼čmak
Ayr─▒ca, hem de , de, da
bed
yatak
bazen, aras─▒ra
seçmek; toplamak, koparmak, yolmak
┼čansl─▒
genç
uyumak
an
yan, kenar, taraf
cocuk
haber
serin; so─čutmak; çok iyi
cevap, yan─▒t, çözüm; cevap vermek
neredeyse
koca / e┼č (erkek)
kar┼č─▒, ayk─▒r─▒, aleyhte
kat
hit
vurmak; isabet, vuru┼č
kalkmak, dikilmek, ayakta durmak
mükemmel
die
ölmek
güçlü, yetenekli, muktedir
kapamak, kapatmak
dü─čün
hastane
farkl─▒
ra─čmen, yine de, gerçi
maden; maden ç─▒karmak
rahats─▒z etmek, zahmet vermek
yürümek
far
uzak, uzakta; öte; bir hayli
doktor
el
kapamak
kap─▒
söz vermek, vâât etmek
mola; k─▒rmak, kesmek, bozmak
alt─▒nda
k─▒z evlat
his, duygu
çift, iki, e┼č
k─▒z karde┼č
memnun, ho┼čnut
izlemek, gözlemek; kol saati
kid
çocuk; o─člak; ┼čaka yapmak
istirahat; dinlenmek; art─▒k, kalan
önemli
aras─▒nda
korkan, korkmu┼č
sit
oturmak
vasiyet
as
olarak, gibi, -di─či için, iken
gerçek, durum olgu
güzel, çok iyi, harika
ago
önce
nefret, kin, i─črenme; nefret etmek
oyun; oynamak
erkek karde┼č
araç, vesile; para, servet, varl─▒k
y─▒l
kent, ┼čehir, ilçe, kasaba
en az derece, en az
art─▒k, bundan sonra; daha fazla
geç, gecikmi┼č
end
son, uç, taraf; bitmek; sonuca ula┼čmak
de─či┼čtirmek; de─či┼čiklik; bozuk para
güvenmek, inanc─▒ olmak, itimat etmek
dilek, istek, arzu; istemek, dilemek
durum, husus; dava; k─▒l─▒f, kutu
sir
beyefendi, bay─▒m, efendim
getirmek
kay─▒p, kaybolmu┼č, kaybedilmi┼č
Lanet, hay aksi
sebep; dü┼čünmek, muhakeme etmek
birçok
her neyse; yine de; zaten
nokta; uç; ana fikir; i┼čaret etmek
evli
özlemek; ─▒skalamak; bayan
kalp, yürek; cesaret
adam, ┼čah─▒s, ki┼či, karakter
hareket; ta┼č─▒nma; ta┼č─▒mak; k─▒m─▒ldamak
run
ko┼čmak
┼čans, f─▒rsat
use
kullan─▒m; kullanmak; fayda
e┼č (kad─▒n)
çok geçmeden, yak─▒nda
neden olmak; sebep
her, her bir, tanesi
i┼č, i┼č yeri
do─čru, gerçek
yüz, çehre, surat; yüzle┼čmek
okul
gerçek, hakikat, do─čruluk
canl─▒
ay─▒rmak, kopmak
saniye; ikinci
endi┼če, kayg─▒; üzülmek; merak etmek
en
t─▒kamak, doldurmak; malzeme, nesne
ba┼č
varsay─▒lan, zannedilen, sözde
sabah
Bir kere
anla┼čma; pazarl─▒k; i┼č; llgilenmek
yet
hala, henüz, daha; hatta, yine de
tutmak; ambar
her ne-herhangi
-e kadar, -e dek
haz─▒r
car
araba, otomobil
bugün
zor, sert, çetin
öldürmek
ba┼člamak
affetmek; özür, mazeret
-den beri; -d─▒─č─▒ için, çünkü
kimsesiz, yaln─▒z
Süre, zaman, -iken
ikisi de, her ikisi de
ac─▒tmak
olmak, meydana gelmek
muhtemelen, olas─▒l─▒kla, galiba
tam olarak, tamamen, aynen
önemi olmak; madde; konu, mesele
dünya, yeryüzü
kurmak, temelini atmak
dakika
may
may─▒s
zaten, ┼čimdiden
arkada┼č
saw
atasözü, testere
güzel, ho┼č, sevimli; epeyce, hayli
mutlu
isim, ad; adland─▒rmak
umut, ümit; ummak
son
evlat, o─čul
sol; kalan, art─▒k
para
oda, yer, meydan
merhaba
en iyi; yenmek, alt etmek
ask
sormak, istemek
fikir, dü┼čünce
yükseltmek; kald─▒raç
ev
bir ba┼čka, di─čer bir, bir tane daha
bütün, tüm
own
öz, kendi, sahip
try
denemek; çal─▒┼čmak, u─čra┼čmak
yeterli
önemsemek; ak─▒l, zihin
güç, kuvvet, mümkün olmak, belki
yön, rota; gidi┼čat; pist; kurs; tabak
ba┼čka
baba
ho┼č, güzel, sevimli, kibar
bebek
duymak
gerçekten, asl─▒nda
yer, mekan; yerle┼čtirmek
anne
müsaade, izin, ayr─▒lmak, b─▒rakmak
beraber, birlikte
hat─▒rlamak
bad
kötü
ilgi, itina, bak─▒m
tahmin etmek, zannetmek
yap─▒lm─▒┼č, üretilmi┼č
direkt, içinden, sayesinde
yanl─▒┼č
iyi, yard─▒msever, nazik
big
büyük
her zaman
uzun; çok istemek
durmak; durak
etraf─▒nda, civar─▒nda
put
koymak, yerle┼čtirmek
tutmak; saklamak, korumak
day
gün
son; sürmek, devam etmek; dayanmak
ev, yuva, aile oca─č─▒, yurt, vatan
güzel, ho┼č, ince; para cezas─▒
çal─▒┼čmak
hissetmek
di─čer, ba┼čka; öteki
inanmak
ilk, birinci; önce
gece
hiç, her
önce
büyük, önemli, harika
tekrar
bulmak
beklemek
hâlâ; hareketsiz, sessiz; sakinle┼čmek
insanlar; halk; ki┼či
dü┼čünce, fikir, san─▒, görü┼č, kan─▒
Sadece, yaln─▒z, bir tek
vermek
lütfen
hatta, bile; düz, düzenli; çift
hayat
by
yan─▒nda, ile, taraf─▒ndan
belki, olabilir
nerede, nereye
üzerinde
daha fazla
emin; elbette, ┼čüphesiz
asla
ihtiyaç duymak
küçük, ufak, az
way
yol; yön; yöntem
almak; götürmek; tutmak
say
söylemek
sonra, o zaman
çünkü
who
kim
yes
evet
söylemek, anlatmak
kaba, kötü; kastetmek, anlam─▒na gelmek
geri, arka; s─▒rt
bakmak
if
e─čer
bilmek
istek, arzu; vasiyetname; -ecek
ne zaman
iyi
gelmek
┼čurada, orada
how
nas─▒l
go
gitmek
dü┼čünmek, sanmak
get
almak
sa─č; do─čru
hakk─▒nda, etraf─▒nda, yakla┼č─▒k
on
üzerinde
sadece, henüz, ┼čimdi; adil
no
hay─▒r
for
için
in
içinde
ne
413 items.
Contact - About - Help - ÔÜż Switch Theme