Wordset: Play
    
wheel tekerlek, teker, çark
verb fiil, eylem
however her nasılsa, her şartta
wave dalga
several birkaç, farklı
farm çiftlik
soon çok geçmeden, yakında
ever hiç, her
important önemli
state belirtmek, ifade etmek, söylemek
idea fikir, düşünce
group grup; gruplandırmak
spell büyü, afsun, tılsım; hecelemek
still hâlâ; hareketsiz, sessiz; sakinleşmek
own öz, kendi, sahip
plant tesis; bitki; dikmek
might güç, kuvvet, mümkün olmak, belki
example örnek
put koymak, yerleştirmek
land kara, toprak, memleket
different farklı
difficult zor, güç
form biçimlendirmek, şekillendirmek
Set Ayarlamak; dizi, set
through direkt, içinden, sayesinde
line Hat, satır, çizgi
sentence cümle
polite kibar, nazik, terbiyeli, ince
tale masal, öykü, hikaye; dedikodu
goal hedef, amaç
each her, her bir, tanesi
Each other Birbiri, birbirini, birbirine
Part Bölüm, parça; ayrılmak
Ankle Ayak bileği
Elbow Dirsek
Chest Göğüs
Emergency Acil durum
İnjury Yaralanma, hasar
Cold Soğuk, nezle
Vomit Kusmak
Fever (Yüksek) Ateş
Bleed Kanamak
Get well soon! Geçmiş olsun
Way Yol, yöntem, yön
Collect Toplamak, toplanmak
Change Değistirmek, değisim, değişiklik
Upgrade Yükseltmek
Hotkey Kısayol tuşu
Combat Savaş
Search Aramak, araştırma
Another Başka, bir tane daha
Other Diğer, diğeri
Hit Vurmak, isabet
Hold Tutmak, ambar
Shake Sallamak; sarsıntı, titreme
Climb Tırmanmak; tırmanış
Drop Düşürmek; düşüş, damla
Laugh Gülmek, kahkaha
Agree Anlaşmak, razı olmak
Break Kırmak; mola
Fail Başarısız olmak
Join Katılmak
Kick Tekmelemek; tekme
Feed Beslemek
Protect Korumak
Defend Savunmak
Destroy Yok etmek, yıkmak
Fill Doldurmak
Close Kapatmak; yakın
Study Ders çalışmak
Remove Kaldırmak, ortadan kaldırmak, çıkarmak
Cost Mal olmak, maliyet
Increase Arttırmak, artış
Learn Öğrenmek
Produce Üretmek; ürün
Reach Ulaşmak, uzanmak; uzanma
Share Paylaşmak; pay, hisse
Compare Karşılaştırmak, kıyaslamak
Save Kaydetmek, kurtarmak, para biriktirmek
Disappear Gözden kaybolmak, kaybolmak, yok olmak
Replace Değiştirmek, yenisiyle değiştirmek
Connect Bağlanmak, bağlamak
Attack Saldırmak; saldırı
Permission İzin
Famous Ünlü
Tidy Düzenli
Legible Okunaklı
Far away Uzak
Profit Kâr, kazanç
Profitable Kârlı
İmport İthal etmek; ithalat, ithal
Export İhraç etmek; ihracat
Energy Enerji
Valuable Değerli, kıymetli
Helpless Çaresiz
The same .. as Aynısı
Different from -den farklı
Similar to Benzer
Look like Gibi görünmek, benzemek
Be like Gibi
As Olarak, gibi, -diği gibi, iken
Memory Bellek,hafıza, anı, hatıra
Compatible Uyumlu, uygun
Only Sadece, yalnız, bir tek
Material Malzeme, madde
Slave Köle, esir
Necessary Gerekli, lazım
Great Büyük, harika, mükemmel
Decide Karar vermek, belirlemek
Useless Yararsız, işe yaramaz, faydasız
Effect Etki, efekt
by the way Bu arada
in a way Bir bakıma
Damn! Lanet, hay aksi
Once Bir kere
Once upon a time Bir zamanlar
Guest Konuk, misafir
Hug Sarılmak; sarılma
already zaten, şimdiden
Also Ayrıca, hem de , de, da
120 items.
Contact - About - Help