Wordset: Play
    
düş, fantezi, hayal gücü, imgelem
masaj, masaj yapmak
görünüş,görünüm
to show that something is true,ispat etmek,kanıtlamak
para çantası,el çantası
konu,mevzu
bildik,tanıdık,aşina
very beautiful or pleasant,çok güzel,olğanüstü
öfekeli
to increase in size,şişmek,kabarmak
making you feel sad(a painful memory),ıstırab-acı veren
iptal etmek
itmek,basmak
rob
soymak
doğrusunu söylemek gerekirse,gerçekten
sağlamak,temin etmek,sunmak
tutum,davranış,yaklaşım tarzı
kendinden emin
tamamen
vites
eşlik etmek,refakat etmek
arasında
çarşaf;tabaka
kalın
yön,istikamet
tedavi etmek
tedavi
davranış
kaldırmak,havaya kaldırmak
düşünmek
farkına varmak,idrak etmek
çarpmak,vurmak
tümsek
arka plan,arka fon(background music)
başlatmak
karşı,aykırı,aleyhte
şiddetli,sert
cevap vermek,yanıtlamak
sözünü kesmek,lafa karışmak
istemek,düşlemek,arzu etmek,canı çekmek
enine boyuna düşünmek,dikkatle değerlendirmek,hesaba katmak
itiraf etmek
süpürmek,silmek
üzerine,üzerinde
işaretlemek; dikkate almak; iz; marka
imparatorluk
gezegen
evren,kainat
kalmak(Only a few hundred of these animals remain today)
esasen,temel anlamda,aslında
esmek
suçsuz
ulaşmak,varmak
para cezası
batmak
sepet
tezgah,banko
kızarmış
dürüst,doğru sözlü
fakir,zavallı
deneyimli,tecrübeli
el sallamak
cesaret
güm diye ses çıkarmak,çarpmak
çığlık atmak
çok,korkunç derecede
derinden; içten; çok, son derece
normalden biraz fazla çokdan az
belki,herhalde,mümkünse
neredeyse,az kalsın
umutsuzca
Şaşırtan,hayrete düşüren
kıskanç
kaba
çok mutsuz
acayip
ender,narin
çok acayip
kutsal
uzun süre devam eden,aralıksız,sürekli
pürüzsüz
kibar
inatçı
kararlı,azimli
üzgün
gergin,huzursuz
meraklı
korkmuş
şaşırmış,şok olmuş
rahatlamış,ferahlamış
sarhoş
mahcup,utanmış
utanmış,mahcup
sinirli,kızgın
1-istismar etme,kötüye kullanma2-kaba ve çirkin davranma3-başkasına kaba ve aşağılayıcı söz söyleme,küfretme
1-ödünç almak2-borç almak3-bir fikri,sözcüğü ödünç almak(to take and use a word or idea)
yabancı, dış
tema, motif, içerik, melodi, konu
bağımlı, tiryaki
mermi, kurşun
mücevherat, kuyumculuk, takı
itiraz
inkar,ret
boo
yuh!, yuhalamak, ıslıklamak
dadı
geçit töreni, gösteri
yardımsever,iyi
sin
günah
ezgi, meladi, nağme, ...
nakil
hayırsever
erkek yeğen
kıvam, hal ...
keyif
on sentlik para
kutsal kitap, incil
sahtekarca hareket, aldatma, kandırma, dolandırıcılık
atom, çekirdeksel, nükleer
lap
tur, etap, kucak
aldatmak, kandırmak; hile, dolandırıcı
hip
kalça
kas, adele, kas gücü
limit, sınır; sınırlandırmak, sınırlamak
yetenekli, kabiliyetli
görgü, terbiye
tap
hafifçe vurmak; musluk, çeşme
cap
kep, kasket, şapka
temel, esas
veri, bilgi
oksijen
Başkent, sermaye
şiir
hap, ilaç
Altında, aşağısında, alttaki
ortaya çıkmak; yüzey, dış görünüş
inanç, güven
ifade, ifade etme, deyim
bilgili, haberdar
tecrübeli, deneyimli
deney; deney yapmak, deneye tabi tutmak
bulut
fırçalamak
egzersiz yapmak; egzersiz, antreman
uygulamak, başvurmak
ilerlemek, kazanmak, elde etmek
heyecanlı
bayrak
sıkıntı vermek, sıkıntı tutmak
ön sezi
baştan çıkarma, ayartma, iğfal etmek
Yararsız, işe yaramaz, faydasız
Çaresiz
Değerli, kıymetli
Tırmanmak; tırmanış
Cennet
daha iyi
yarı, yarım, buçuk
sert, şiddetli, azılı
şanssız
davetkar
akıllı
aptal
şiddetli , aşırı, son derece
etkili
kesin
müşteri
Sabit
ye
sen, siz
demir; ütü; ütülemek
karaciğer
emeklemek, sürünmek
jay
alakarga
başlık, ünvan
hayal kırıklığına uğratmak
orman
oyuk, çukur, boşluk, oymak
üst, üstün kimse, asil
sıkmak, sıkıştırmak, sıkışmak
başlatmak, fırlatmak
tesis, kolaylık, olanak, imkan
tavır, tarz, tutum, davranış
kit
malzeme, alet takımı, alet çantası
dişli, vites, donanım,teçhizat
sahanlık
inandırıcı, ikna edici
uzlaşmak, anlaşmak
şimdiki, bugünkü, geçerli, akım, cereyan
dolandırıcılık, hile, sahtekarlık
başlatmak, neden olmak, tetik
pazarlık etmek, anlaşma
balkabağı
aşağısında
öğlen
haziran
mart
çarşamba
damat
ikiz
net
katıksız, net olarak
gut
temizlemek, boşaltmak; mide
esas, temel; tesis etme; kurum, vakıf
yama; yamamak
sabun; sabunlamak
hoş, keyifli, şirin, latif
woo
kur yapmak
yat
günlük, gündelik; her gün
bank, sıra, kürsü
tub
küvet, tekne
tanım, tarif, tasvir, açıklama; çeşit
çit, parmaklık; eskrim; kaçamak cevaplamak
talimatlar, açıklamalar
yastık
kurabiye, çörek, bisküvi; adam
jest, işaret; jest yapmak
hop
sekmek, zıplamak, hoplamak
yeraltı; gizli; metro
iz, yol, patika; izini sürmek; sürüklemek
çömlekçi; oyalanmak, vakit geçirmek
günlük, ajanda; hatıra defteri
parlaklık; hararet; korlaşmak, yanmak
silmek, kurulamak, temizlemek
vuruş, çarpma, darbe; inme, felç, kriz
kadran, skala; numara tuşlamak
iksir; zehirli içki; ilaç dozu
priz, fiş; tıpa, tıkaç; reklam
ihanet etmek, hıyanet etmek
sıkıştırmak, ezmek
başlatmak, neden olmak
asil, soylu, yüce
kazara ,tesadüfen, rastlantı sonucu
geriye, geriye doğru, geri
çürümüş, çürük, bozuk
silip süpürmek, süpürmek
dökmek, akıtmak, boşaltmak
kötüye kullanmak, suistimal etmek
gömmek, defnetmek
gözlerini dikmek, gözünü dikmek
el yazısı, senaryo
battaniye, örtü
alıntı yapmak, aktarmak
anayol, ekspres yol, otoban
eğmek, kıvırmak, bükmek
baygın, bilinçsiz
çabuk hazırlanan, anlık, hemen olan
ıç, dahili, içteki, ruhsal
gerilim, gerginlik
profil, yüzün yandan görünüşü, kesit
bağışta bulunan kimse, verici
kibar, nazik, hoşgörülü
alet, hile, oyun; arma
bu arada, aynı anda, iken
olgun, kemâle ermiş, ergin
kötü yola düşmek, kaymak
hile yapmak, dolandırmak, kandırmak
neden, güdü, dürtü
sefalet, yoksulluk, acı
sızmak, kaçak yapmak, akmak
çarşaf, yaprak, gazete
kibar, nazik, terbiyeli, ince
ters, zıt, karşıt, aksi
zafer, utku, galibiyet
sonra, ondan sonra
sağlam, daimi, devamlı
vatandaş, yurttaş
karşılıklı, iki taraflı, müşterek
sempati, sevgi, ilgi, acıma
hırsızlık, soygun
vermek (ödül), karar vermek
arazi, bölge, toprak
komplo, entrika, fesat
izlemek, gözlemek
safha, evre, faz, aşama
toplamak, bir araya getirmek, tutmak
uzatmak, germek, yaymak
strateji, taktik, savaş bilimi
bağ, ip, kordon, sicim
uzak, çok eski, çok uzak
olağanüstü, olağandışı, fevkalade, sıradışı
mob
kalabalık, izdiham, ayaktakımı
üst, üstün, yüksek
dengeli, istikrarlı, sarsılmaz
patlama, infilak, ateş alma
komisyon, görev, vazife
kök, köken, kaynak
bölme, ayırma
benzer, aynı
esrarengiz, gizemli
ödül, mükâfat
örnek, eşantiyon, numune
ilerlemek, devam etmek
güvenli, emin, kuşkusuz
araya girmek, burnunu sokmak
çalışmak, işlemek, etki etmek
eşsiz, tek, benzersiz, biricik
mezun etmek, diploma vermek
ceza, cezalandırma, sert davranma
değiştirmek, yerine koymak
bütçe
kritik, hassas, ciddi
aynı fikirde olmamak, uyuşmamak
mutlâk, kesin, tam
davranmak, hareket etmek
direnmek, göğüs germek
flu
grip
alışılmış şey, olağan şey
cezalandırmak, ceza vermek
yaratıcı
atmak, fırlatmak, girişmek
bağlamak, bitiştirmek
uygun görmek, onaylamak
öneri, teklif, evlenme teklifi
sıkça, sık sık, sürekli
ortalama, orta
karşılaştırmak, mukayese etmek
acil, ivedi
temsil etmek, temsilciliğini yapmak
ahlâki, manevi, törel
karşılamak, sağlamak, gidermek
fikir, görüş, kavram
tartmak, dengelemek
dalmak, atlamak, dalış yapmak
şikâyet etmek, söylenmek, yakınmak
bileşik, karmaşık, karışık
ifade etmek, anlatmak, açıklamak
iyileşmek, düzelmek, toplamak
bu nedenle, bundan dolayı
yüzey, dış görünüş
örnek, misal, durum
toplamak, anlamak
daimi, sürekli, değişmez
kısıtlamak, sınırlandırmak
sıra, dizi, mesafe
tasarlamak, düzenlemek
bakan, vekil
ilerletmek, geliştirmek
aşırı, olağanüstü, ölçüsüz, son derece
etkilemek, baskı yapmak, iz bırakmak
ıstemek, talep etmek
motor, makine, lokomotif
sağlamak, karşılamak, temin etmek
keşfetmek, ortaya çıkarmak
etraf, ortam, çevre
üretme, üretim, yapım
sonuç, netice, son
ürün, mahsul, sonuç
yeni, son, son günlerdeki
yamamak, örmek; örme isi; lanet okumak
jam
reçel; sıkışıklık; tıkamak
boynuz; korna, klakson; boru
ortak, kolektif, toplu; tüzel, şirkete ait
delmek; talim yapmak; alıştırma; matkap
bükmek, dolamak, burkmak
örme kazak, makine örgüsü kumaş
ekin; mısır; tahıl; buğday
başvurmak; rica; çekicilik, cazibe
acayip, tuhaf, garip
cerrah
sadece
aid
yardım etmek
onaylamak
davranış
teklif, öneri, tavsiye, fikir
öfke, huy, ruh hâli
ileri, dışarı, diğer, başka, sair
(bir taşıtın) içinde, içine
şikayet, yakınmak; sığır eti
ikiz; ikili, çift
aziz, evliya
akıl,us, zeka
af, affetme
aramak
varmak
düzenlemek
yapmak
katılmak
birleşme, toplanma; anma toplantısı
ergen
teslim almak
diş
ayak parmakları
egzersiz
organize etmek
etkinlik,faaliyet
dahil olmak
biftek
tuz
patates kızartması
menü
tabak, çanak; yemek
derin
sıcaklık
canı sıkkın
müze
mobilya
çekmece
kız yeğen
yeğen
erkek torun
şampiyon
şarkıcı
işçi, çalışan, personel
görünüm
of!, öf!, vay be!, vay!
vali, yönetici, müdür, patron
gergin, bitkin, yorgun; berabere biten
çürük tahta, toy, serseri, zırva, değersiz
şartlı tahliye, şeref sözü, parola
polis memuru
dost, sırdaş; samimi, yakın; ima etmek
efsane, söylence, yazıt, kitabe
düşkün, seven, abartılı
pirzola, doğrama, kesmek
katılmak, hazır bulunmak
saha, zift, perde, eğim; kurmak
yemin, ant, sövgü, küfür
krallık; ülke, diyar
yağsız, zayıf; eğilmek, dayanmak
başkan, okul müdürü; temel
heybet, görkem
canavar, çirkin yaratık
uçurum, sarp kayalık
kulübe, yazlık ev
buldok
tavsiye etmek
yanıtlamak
garnizon
devirmek, devrilmek
karışıklık, kargaşa
iltifat, övgü, kompliman
ahmak kimse, aptal kimse
muhafız sıfatı ile refakat etmek; koruma, eşlik
avuçla vurmak
akılsız, aptal, budalaca
üstü kapalı söz, ipucu
el altında
depo, tüp, tank
itmek, itiş
saf, böy, toy
işitme gücü, yetenek denemesi
ağrılı, yara
patlama, yarılmak
çatı katı
maruz bırakmak, ışığa tutmak; ifşa, teşhir
nap
uyuklamak, kısa uyku
içgüdü, sezgi
borç
aye
evet, hay hay
gut
bağırsak; geçit
acı, keskin, sert
barmen
inatçı, dikbaşlı
masal, öykü, hikaye; dedikodu
vurmak, yumruklamak
temiz, zarif; harika
fox
tilki
diz
halat
yeğen
nispet, inat, garez
pazarlık; anlaşma
kafatası, kurukafa
geniş, genel, yaygın
kır evi, kulübe
pansuman, sargı; sos; giydirme
nimet, lütuf; kutsama
mud
çamur
bum
popo, kıç; serseri
müsait, elverişli
hendek; sepetlemek
lad
delikanlı, genç
çözümü zor; ince
sen
kule, kale
neden, sebep
gençlik
uygulama
tavşan
silgi; kauçuk; lastik
riske atmak; uzlaşma
ahlaksız, kötü
barınak, sığınak; korumak, barındırmak
değiştirmek, yerine koymak
dikkatini vermek, kulak vermek
güvenli
bow
başla selamlama; eğilmek; yay; düğüm
yolculuk, seyahat
iyi kalpli, yardımsever
kolaylık; olanak, imkan
gevşek, uyuşuk
berbat etmek; bozmak
yavru köpek
hol, koridor
pit
çukur
atmak, fırlatmak
hak tanımak
dökmek, düşürmek
akıntı, akım; güncel, şimdiki
koğuş; servis
kil, toprak; çamur
dolandırıcılık; hile; sahtekar
saldırmak; hücum
kutsal, mukaddes
danışmak; müzakere, tartışma
damat; seyis; tımar etmek
nakletmek
koridor, geçit
pis koku; kokmak
deli, akıl hastası
gemi gezisi; deniz gezisi
manga; takım, departman
boş, oyuk, delik, çukur
yönelmek, eğiliminde olmak; hizmet etmek
olta ile balık tutmak; olta; çarpıtmak
öğüt vermek; nasihat; danışman; avukat
yığmak, stoklamak; yığın, küme
izci; keşfetmek
çelik, çelik gibi; sertleştirmek; katı, duygusuz
serseri, berduş; gezinme; yürüyüp geçmek
medyum; ruhsal, parapsikoloji
domuz pastırması, domuz yağı
vites; techizat, donanım, eşya
çarpma, darbe; toslamak; tümsek
dar yol, patika
güçlü, kudretli
kabarmak, şişmek; müthiş
yem; yemlemek, kandırmak; rahatsız etmek
ışık tutmak; dökmek; baraka, odunluk
söylenti, dedikodu, rivayet
içki; kafayı çekmek; cümbüş
kavrama, idrak; tutmak, sıkmak
şerit, bant, dilim
korkak, ödlek, alçak kimse
iğne, enjektör; dikmek
Sadece, yalnız, bir tek
vermek
lütfen
hatta, bile; düz, düzenli; çift
hayat
by
yanında, ile, tarafından
belki, olabilir
nerede, nereye
üzerinde
daha fazla
emin; elbette, şüphesiz
asla
ihtiyaç duymak
küçük, ufak, az
way
yol; yön; yöntem
almak; götürmek; tutmak
say
söylemek
sonra, o zaman
çünkü
who
kim
yes
evet
söylemek, anlatmak
kaba, kötü; kastetmek, anlamına gelmek
geri, arka; sırt
vasiyet
istek, arzu; vasiyetname; -ecek
ne zaman
bakmak
as
olarak, gibi, -diği için, iken
gerçekten
iyi
gelmek
şurada, orada
how
nasıl
go
gitmek
düşünmek, sanmak
can
metal kutu
if
eğer
out
dışarı, dışarıda
get
almak
sağ; doğru
hakkında, etrafında, yaklaşık
on
üzerinde
sadece, henüz, şimdi; adil
no
hayır
for
için
bilmek
in
içinde
ne
584 items.
Contact - About - Help - Switch Theme