Wordset: Play
    
hapı yutmak, kazık yemek
2to use a lot of time,effort,or emotions because you want to succeed,(zaman,çaba,duygu vb.)harcamak,sarf etmek
to give money to a bank, business, etc, or buy something, because you hope to get a profit,yatırım yapmak
görünüş,görünüm
to affect something or someone,etkilemek,tesir altında bırakmak
belirli yerlerde ve/veya belirli kişilerle uzun zaman geçirmek
kertenkele
2çıkarmak,yerinden sökmek
vehicle starts moving onto a road or onto a different part of the road,hareket etmek,ayrılmak
özgürlük,kendi başına buyrukluk(PERSON);bağımsızlık,istikbal(COUNTRY)
to find out information or prove something,saptamak, bulmak, belirlemek
4to decide something,karar vermek, belirlemek
3(şirket, ülke, kuruluş) ...ile iletişim/ilişki kurmak
2başarılı ve uzun süre devam eden bir konuma getirmek; tanıtmak, kabul ettirmek
to start a company or organization that will continue for a long time,(şirket, kurum)kurmak,tesis etmek
to show that something is true,ispat etmek,kanıtlamak
mecaz, benzetme
para çantası,el çantası
konu,mevzu
gittikçe ilişkileri bozulmak; arkadaşlıkları/dostlukları sona ermek; birbirinden uzaklaşmak; yolları ayrılmak
bildik,tanıdık,aşina
çıldırmak,tepesi atmak,balatayı sıyırmak
aniden kızmak/kızdırmak; ürkmek/ürkütmek; şaşırmak/şaşırtmak
very beautiful or pleasant,çok güzel,olğanüstü
hemen,hemen ardından,derhal
öfekeli
to increase in amount because more things are added,çoğalmak,miktarı artmak
2çoğalmak,miktarı artmak
to increase in size,şişmek,kabarmak
sığınmacı,mülteci
mikrop
to break something hard such as a bone, or a piece of rock,kırılmak,çatlamak
koltuk değneği;bacak arası
making you feel sad(a painful memory),ıstırab-acı veren
bahar nezlesi
air suddenly comes out through your nose and mouth,hapşırmak
sakinleştirici,ağrı kesici
to make something less,azaltmak,kısmak
bulaşıcı,salgın
damla
damlamak,damlatmak
to burn something or someone with very hot liquid or steam,buharla/suyla haşlamak,haşlanmak(yanmak)
to have blood coming from a place in your body,kanamak
reçete
bir süre sonra
her zaman olduğu gibi
able to be trusted or believed,güvenilir,emin
önlenebilir,önüne geçilebilir
If a vehicle pulls up, it stops, often for a short time,kısa bir süre durmak
to become better.İyiye gitmek
If an aircraft, bird, or insect takes off, it leaves the ground and begins to fly
to arrange to get something from a company, bank, etc
iyi geçinmek
to continue doing something after stopping.Yapmaya devam etmek
to continue doing something, especially work yapmaya devam etmek,ilerlemek
bir an için
doğrusunu söylemek gerekirse,gerçekten
polite and showing respect
tutum,davranış,yaklaşım tarzı
memnuniyet
kendinden emin
nedime
bağırsak
...bir şeye uzanmak
birdenbire,aniden
tamamen
kireç,tebeşir
peruk
kambur,hörgüç
vites
eşlik etmek,refakat etmek
sağlamak(bir şeyin yapıldığından veya gerçekleştiğinden emin olmak için)
arasında
bölüştürmek,bölmek,ortadan ikiye ayırmak
mızrak
doldurmak(su)
doldurmak
2her ne kadar...da
...e rağmen,...olsa bile
...sa da/se de( aç olsa da)
hatta,bile(orkan bile,hatta kötü havalarda)
eşit olarak
2gemiye/tekneye/uçağa binmek
...yüzünden,-den dolayı,nedeniyle
atılmak(ileri atılmak,geri adım atmamak)
aramaya,aramak üzere
giyinik,giydirilmiş
nispeten
yavaş yavaş,git gide,zamanla
kalın
yavaş yavaş,zamanla
yuvarlanmak,paldır küldür düşmek
zanaat,beceri;gemi tekne
ilkei,ilkel çağlara/insanlara ait
ced,ata
tedavi etmek
tedavi
davranış
çalmak,kopya etmek
eğitimli
tümsek
3geri planda,arka zeminde
2bir kişinin geçmişi
arka plan,arka fon(background music)
sunucu
yıkıcı,yağmacı
-den dolayı,yüzünden,-den ötürü
-den dolayı,yüzünden,-den ötürü
açık denize gitmeye elverişli gemi
açık deniz
araştırma/inceleme gezisi
karşı,aykırı,aleyhte
sık
şiddetli,sert
bıkmış,usanmış,bezmiş
yüksek, çok katlı,gökdelen
nedeniyle,sebebiyle
pişman olmak
çağ,devir
danışmanlık hizmeti
2aynı anda bir kaç iş yapmak
ulaşmak,varmak
iyi bakmak,korumak,bakımını sağlamak
iddia etmek,savunmak
suçsuz
esmek
2üflemek
tökezlemek
2dili sürçmek
birleştirmek,bir araya getirmek
ikna etmek,inandırmak
farklı olmak,değişim göstermek
2değişmek,değişim göstermek
3değiştirmek
yörüngede dönmek
kalmak(Only a few hundred of these animals remain today)
2kalmak
genişle(t)mek,büyü(t)mek
keşif
evren,kainat
küçük gezegen
gökdelen
gezegen
esnemek
büyülemek,hayran bırakmak
imparatorluk
yağmalamak
manastır
kılıç
ibadet,tapınma
iskandinav
son derece kızgınlık,öfke
üzerine,üzerinde
saldırmak
ada
155 items.
Contact - About - Help - Switch Theme