Wordset: Play
    
bir an için
to understand what someone is thinking or feeling without being told about it
doğrusunu söylemek gerekirse,gerçekten
eşlik etmek
polite and showing respect
sağlamak,temin etmek,sunmak
tutum,davranış,yaklaşım tarzı
memnuniyet
kendinden emin
nedime
bağırsak
...bir şeye uzanmak
birdenbire,aniden
tamamen
kireç,tebeşir
peruk
kambur,hörgüç
vites
eşlik etmek,refakat etmek
sağlamak(bir şeyin yapıldığından veya gerçekleştiğinden emin olmak için)
arasında
bölüştürmek,bölmek,ortadan ikiye ayırmak
mızrak
alet
doldurmak(su)
doldurmak
2her ne kadar...da
...e rağmen,...olsa bile
...sa da/se de( aç olsa da)
hatta,bile(orkan bile,hatta kötü havalarda)
eşit olarak
2gemiye/tekneye/uçağa binmek
...yüzünden,-den dolayı,nedeniyle
atılmak(ileri atılmak,geri adım atmamak)
balina
fok;mühür
aramaya,aramak üzere
ağaçların,kayaların üzerinde yaşayan mantar ve yosundan oluşan bitkisel organizma
giyinik,giydirilmiş
nispeten
yavaş yavaş,git gide,zamanla
çarşaf;tabaka
kalın
yavaş yavaş,zamanla
iklim;hava durumu
yön,istikamet
yuvarlanmak,paldır küldür düşmek
zanaat,beceri;gemi tekne
ilkei,ilkel çağlara/insanlara ait
ced,ata
tedavi etmek
tedavi
davranış
çalmak,kopya etmek
eğitimli
tümsek
3geri planda,arka zeminde
2bir kişinin geçmişi
arka plan,arka fon(background music)
sunucu
yıkıcı,yağmacı
-den dolayı,yüzünden,-den ötürü
-den dolayı,yüzünden,-den ötürü
açık denize gitmeye elverişli gemi
açık deniz
araştırma/inceleme gezisi
karşı,aykırı,aleyhte
sık
şiddetli,sert
bıkmış,usanmış,bezmiş
yüksek, çok katlı,gökdelen
nedeniyle,sebebiyle
pişman olmak
çağ,devir
e,a-rağmen,olmakla birlikte
gelir,kazanç
anlaşmazlık,uyuşmazlık
önlük,mutfak önlüğü,tezgahtar önlüğü
sepet
can
metal kutu
inci
istiridye
döner merdiven
mercan
yosun
para cezası
öğlene kadar
1iş vermek
2kullanmak
danışmanlık hizmeti
2aynı anda bir kaç iş yapmak
ulaşmak,varmak
2uzanmak,erişmeye almaya çalışmak
3telefonla ulaşmak
sürdürmek,devam ettirmek,sağlamak
iyi bakmak,korumak,bakımını sağlamak
iddia etmek,savunmak
suçsuz
esmek
2üflemek
tökezlemek
2dili sürçmek
birleştirmek,bir araya getirmek
ikna etmek,inandırmak
farklı olmak,değişim göstermek
2değişmek,değişim göstermek
3değiştirmek
yörüngede dönmek
kalmak(Only a few hundred of these animals remain today)
2kalmak
genişle(t)mek,büyü(t)mek
keşif
evren,kainat
küçük gezegen
gökdelen
gezegen
esnemek
büyülemek,hayran bırakmak
imparatorluk
yağmalamak
manastır
kılıç
ibadet,tapınma
iskandinav
son derece kızgınlık,öfke
üzerine,üzerinde
saldırmak
ada
128 items.
Contact - About - Help - Switch Theme