Wordset: Play
    
plain ova, düz
endless sonsuz
run into tesadüf etmek, rastlamak; çarpışmak
it seemed certain that neredeyse kesin
flight uçuş
sight görme, görüş; gözlemek
ability yetenek, kabiliyet, beceri
able güçlü, yetenekli, muktedir
be able to e bilmek
though e rağmen
although karşın, ise de, rağmen
serious ciddi
terrible korkunç, berbat, kötü
only if ancak,eğer... se
at once derhal, hemen, aniden
order söylemek, emretmek, sipariş; düzen, nizam
heavy ağır, yoğun, güç
sack torba, çuval
rise kalkmak, ayağa kalkmak
throw atmak, fırlatmak
succeed başarmak
aircraft uçak, uçaklar
22 items.
Contact - About - Help