Wordset: Play
    
plain ova, düz
endless sonsuz
run into tesadüf etmek, rastlamak; çarpışmak
it seemed certain that neredeyse kesin
flight uçuş
sight görme, görüş; gözlemek
ability yetenek, kabiliyet, beceri
able güçlü, yetenekli, muktedir
be able to e bilmek
though e rağmen
although karşın, ise de, rağmen
serious ciddi
terrible korkunç, berbat, kötü
only if ancak,eğer... se
at once derhal, hemen, aniden
heavy ağır, yoğun, güç
sack torba, çuval
rise kalkmak, ayağa kalkmak
throw atmak, fırlatmak
succeed başarmak
aircraft uçak, uçaklar
21 items.
Contact - About - Help