Wordset: Play
    
put koymak, yerleştirmek
keep tutmak; saklamak, korumak
day gün
last son; sürmek, devam etmek; dayanmak
home ev, yuva, aile ocağı, yurt, vatan
fine güzel, hoş, ince; para cezası
work çalışmak
feel hissetmek
other diğer, başka; öteki
believe inanmak
first ilk, birinci; önce
night gece
before önce
again tekrar
find bulmak
wait beklemek
still hâlâ; hareketsiz, sessiz; sakinleşmek
people insanlar; halk; kişi
thought düşünce, fikir, sanı, görüş, kanı
give vermek
please lütfen
even hatta, bile; düz, düzenli; çift
life hayat
by yanında, ile, tarafından
where nerede, nereye
over üzerinde
more daha fazla
sure emin; elbette, şüphesiz
never asla
need ihtiyaç duymak
little küçük, ufak, az
way yol; yön; yöntem
take almak; götürmek; tutmak
say söylemek
then sonra, o zaman
because çünkü
who kim
yes evet
tell söylemek, anlatmak
mean kaba, kötü; kastetmek, anlamına gelmek
back geri, arka; sırt
will istek, arzu; vasiyetname; -ecek
when ne zaman
good iyi
come gelmek
there şurada, orada
how nasıl
go gitmek
think düşünmek, sanmak
get almak
right sağ; doğru
about hakkında, etrafında, yaklaşık
on üzerinde
just sadece, henüz, şimdi; adil
no hayır
for için
in içinde
what ne
58 items.
Contact - About - Help