Wordset: Play
    
elverişsiz şekilde
sorgu; soruşturma
töhmet altında bırakmak
bürokratik, bürokrasiyle ilgili
suç, kanunu ihlal.
sivil, mülki.
resmen başlamak
seçim, tercih.
otorite, yetki.
model, ilk örnek.
oranlı olarak, belirli oranda
girişimci; girişimle ilgili
pek az; kenarda olan, sıra dışı
girişimci, müteşebbis
faal, canlı, hareketli
tek, yegane
ortaklaşa, birlikte
işçi sınıfı, çalışan kesim, proleterya
yoksullaştırmak, zayıflatmak
elit, seçkin; seçkin sınıf
kişi başına, adam başına
net
katıksız, net olarak
Dürüstlük; eşitlik, hak
çevre, ortami muhit
boylam
tarih sırasıyla, kronolojik
üstün gelen, hakim olan
fetih, yenme
tepe, doruk
önemli, stratejik
oran, nispet
sıra, rütbe, kademe
silah altına almak; hareket etmek
siper, siperde savaşmak
sıra düzen, hiyerarşi
cefa; sertlik, katılık; özen
dar görüşlü, dar
dolaylı olarak, zımnen
takviye etmek, güçlendirmek
çok bilgili, bilge
farklı olarak, farklı biçimde
önyargılı, taraflı
ayrım yapmak, fark gözetmek
önyargılı, yanlı, etkilenmiş
kalıntı, iz, işaret
destan, menkıbe, efsane
ayinsel olarak
ayin, dini tören
fosilleşmek, taşıllaşmak
halk bilgisi, halkbilim
evcilleştirmek, ev işlerine alıştırmak
ölü yakma, ceset yakma
kendi kendini yenileyebilen
aracı, aracılık eden
kehanet, sezme
astrolojik, astrolojiyle ilgili
şişman, obez
zerk etmek, enjekte etmek
zorluk, karmaşıklık
onaylanabilir şekilde
uyuşturma, anestezi
yaralamak, incitmek
son, uç; ölümcül
tahmin, teşhis, öngörü
adli tıp
ölümcül şekilde, ölümle
zayıf, yıpranmış, eskimiş
dindar, mütedeyyin
dini, dinsel
yüceltmek, ilahlaştırmak
yatkın olmak, meyli olmak
imansız, ateist
canlıcılık, animizm
bilinemezci, agnostik
geri çekilmek; uzaklaşmak; sözünden dönmek
sezgiyle, öngörüyle
çözünmek; aşağılamak
ayrıklık, bozukluk, kuraldışılık
yayılmak; süzmek
öz, çekirdek, nüve
ayrı olarak, farklı şekilde
yanma, tutuşma
benzetim, taklit
kurulum, montaj
yenilikçi, çığır açıcı
süratle, hızlıca
buluş, tespit
sızmak, süzülmek
bütünsel olarak
gut
temizlemek, boşaltmak; mide
uygun bir şekilde
aynı doğrultuda, paralel
yükseltmek, büyütmek
sonsuz küçük, son derece küçük
üssel, katlanarak
bölen; payda
tükenme; sönme
salım, emisyon
basitçe; yalın olarak
imha etmek; kurtulmak
bedensel, fiziksel
nesil, kuşak
özellik
direnmek, tahammül etmek
feci, yıkıcı
yağış, yağış miktarı
fotosentez
sulama
gübrelemek
toplam, bütün; birleştirmek, toplamak
bakım, onarım; koruma; nafaka
gerçekten yapılan, fiili, bilfiil
kesinlik-doğruluk
örnek, numune; çekim örneği; dizi
ayrıştırmak, damıtmak, saflaştırmak
dizi, seri, sıra, ardışıklık
hayalet; hayali; görüntü, siluet
depo, hazne, birikim; baraj
edinme, elde etme, kazanım
kiralamak; kira kontratı, kira bedeli
bile bile, bilinçli olarak, kasten
başlatmak, neden olmak
tartışmasız, şüphe edilmez
özümlemek, sindirmek, özümsemek
devlet desteği, para yardımı
bolluk, çokluk, zenginlik
toplamak, biriktirmek
geri almak, kavuşmak, telâfi etmek
artırmak, çoğaltmak, büyütmek
özünü çıkarmak, çıkarmak, çekmek
barış, barışma, uzlaşma
dolaşmak, yayılmak
eklemek, katmak; ek bina
şiddetlendirmek, yoğunlaştırmak
arada olmak, araya girmek
ayarlamak, uydurmak, alıştırmak
yücelik, asillik, soyluluk
asmak, askıya almak, ertelemek
bozma, ihlâl etme, riayet etmeme
rastlamak, denk gelmek, uymak
zorlama, baskı, zor
suçlu, kabahatli, günahkâr
tehlikeli, riskli, şüpheli
kınamak, ayıplamak, suçlamak
prestij, saygınlık, itibar
düzenlemek, düzenleme yapmak
iç, öz, çekirdek
korumak, himaye etmek
sertçe, şiddetli bir şekilde
bastırmak, sıkıştırmak
yalvarmak, yakarmak, dua etmek
terk etmek, bırakmak
dönmek, döndürmek
türetmek, kaynaklanmak
parça, eleman, bileşen
ummak, beklemek, tahmin etmek
göç, göçme
tacir, tüccar
gap
boşluk, aralık, açıklık
lüks
koalisyon, birleşme
dengeli, istikrarlı, sarsılmaz
ödül, mükâfat
savaşmak, mücâdele etmek
uydurmak, uyarlamak
kuşkulanmak; şüpheli, sanık
prosedür, işlem, usul, muamele
güneş, solar
sağlamak, elde etmek, edinmek
ayırmak, bölüştürmek
yükseltmek, terfi ettirmek
devam etmek, sürdürmek, ısrar etmek
direnmek, göğüs germek
kazanmak, elde etmek
şahit olmak, tanık olmak, şahitlik etmek
istifa etmek, istifasını vermek, çekilmek
hayatta kalmak, sağ kalmak
çökmek, düşmek, yıkılmak
kaynak, kaynakça, memba
enflasyon, şişkinlik, şişirme
oy vermek, kamuoyu yoklaması yapmak
politika, siyaset
hastalık, rahatsızlık
örtüşme, üst üste gelme; kaplamak
aslını öğrenmek, tespit etmek
layık olmak, hak etmek; erdem, meziyet
aleyhte
çalışkan
inkar etmek
aday
tasarlamak, planlamak; vasiyet
eşya, mal, ürün
kalıntı, eski eser, yadigâr, hatıra
pazarlık etmek
keyfi, gelişigüzel
düşünmek; tasarlamak; niyetlenmek
oran, orantı; pay, bölüm, kısım
emsal, akran; dikkatle bakmak
sorumluluk, mesuliyet, borç, eğilim
ağırlaştırmak, kızdırmak, sinirlendirmek
korku
süreç
değer biçmek, belirlemek, vergi koymak
sadakat, bağlılık
çarpışmak, çatışmak, zıt düşmek
ağır silahlar; topçu sınıfı
karşılamak, eşitlemek, telafi etmek
müfredat, öğretim programı
yüceltmek, övmek, heyecanlandırmak
ezmek, sıkmak, bunaltmak, baskı yapmak
yetiştirme, tarım, ziraat
iletmek, taşımak, yaymak
doğal, doğuştan olan
tüketmek, boşaltmak
kurban, fedakarlık; feda etmek
dalma; atılmak, saplamak
saldıran, bozan
mahkum, suçlu; mahkum etmek
azaltmak, eksilmek, küçültmek
uygulamak, tamamlamak
yapı, bünye, bina
mal sahibi, mülk sahibi
cesur, pervasız
dünyevi, lâik
kıymetli vasıf; mal, kıymetli şey
iniş, düşüş; kabul etmemek
istifade etmek, istismar etmek, sömürmek
tekamül etmek, gelişmek
başarmak, muvaffak olmak
kıtlık, genel açlık
çözmek, salıvermek
mekik, gidip gelmek
ayrıcalıklı, seçkin
bitişik, komşu
yük, yüklemek
tutuklamak, anlamak
aşındırmak, paslanmak
bulaşma, kirletme; atık
patlama, püskürme
çeşitli, farklı
sözde, iddiaya göre
nakletmek; ekme
tedavi etmek; ilaç, çare
düzeltmek, iyileşmek
teşvik; dürtü, güdü
gut
bağırsak; geçit
avukat, yandaş; savunmak
aklından çıkmamak; dadanmak
düşünmek
suçlamak
itiraz etmek; rekabet etmek; yarışma
karar, hüküm
kanıt, delil
sel
acı olarak, için için, keskin
elde tutmak, kaybetmemek
psikiyatrist; küçültmek, büzmek
yara izi; kusur
damar
fikir, görüş, kavram
dinmek; durmak, son vermek, vazgeçmek
netice, sonuç, semere; önem
etki; çarpışma, darbe, şok
hak etmek; addetmek; derece; oran; kur
liste; nöbet cetveli
medyum; ruhsal, parapsikoloji
somut, maddi, elle tutulur
267 items.
Contact - About - Help - Switch Theme