Wordset: Play
    
tesadüf etmek, rastlamak; çarpışmak
uzun vadeli
fiyat indirmek; seçmek; kayıt etmek
belirtmek, işaret etmek, göstermek
oldukça, epeyce
süregelen, sürekli
iptal etmek
tehlikeye (riske) girmek
ısrarla
tek tek
geliştirmek
gözden geçirmek, incelemek
kontrol, denetleme
yanıp kül olmak
kesin söylemek
hayrete düşmek
mevcut durum, statüko
kasten
parça
spy
casus
harfi harfine, kelimenin tam anlamıyla
yumuşak, pürüzsüz
küp
baklava şekli
sekizgen
altıgen
beşgen
paralelkenar
küre
piramit
silindir
koni, külah, huni
oval
kare
dikdörtgen
işsizlik parası
önyargı, zarar
gurur
gururlu, kibirli; onurlu
nitelemek
fig
incir
yemek tarifi, reçete, tarife
garantilemek,sigortalamk,temin etmek
algılamak, hissetmek, sezmek
denetlemek, muayene etmek
esrarlı, örtülü, gizli; şifreli
neşeli ve gürültülü, şen, eğlenceli
devamlı, sürekli, dayanıklı
aşmak
sona ermek, son vermek, bitmek
tükenmiş, yorgun, bitkin
ufak köy, birkaç evden oluşan köy
belirsiz, kararsız, muğlak
toptancı
nohut
arı kovanı
kaydolmak, yazılmak
kapı tokmağı
(diş) gıcırdatmak
koyu kırmızı, kıpkırmızı
kıvrım, dalga
emin; hayat dolu, neşeli
asıl, esas
görgü tanığı
mitolojik ejderha; kızıl akbaba
yas tutmak, matem tutmak
kısır döngü
terim, tabir, ifade; anlatış tarzı
eşsesli, sesteş, eşadlı
bitirmek, tamamlamak; sarmalamak
başlamak; başlama vuruşu
nargile
içe dönük, içine kapanık
sew
dikiş dikmek
mow
biçmek; ot yığını
girişim, teşebbüs; inisiyatif
vicdanlı, insaflı; itinalı; dürüst
tuhaf, acayip; yabancı; uzak
kurumak, kavrulmak
az gösterme, küçültme
eşekarısı, yabanarısı
gürültücü kalabalık; ayaktakımı
küstahlık, saygısızlık; aşağılama
suçlamak, itham etmek
gizli, saklı; ötedeki, sonraki
kıvırcık lahana, karalahana
vurgu; vurgulamak; önemli olay
bekârlık; dini nedenle evlenmeme
aldatma, ihanet; imansızlık, kâfirlik
iki başlı kas, pazı
fesleğen, reyhan
bağnazlık, yobazlık, taassup
çap
planör; kayık
saman, kamış; pipet
geveze, lafebesi
güzel ve çekici kız; bakıcı
fad
geçici heves, çılgınlık, merak
ayrı, parça parça; birbirinden uzak
düzeltme, iyileştirme; yasa değişikliği
seçimle ilgili
destek, dayanak; desteklemek
tasfiye etmek, elden çıkarmak
danışman, müşavir; uzman doktor
cisimlenmiş, vücut bulmuş
çorap; stoklamak
seçkin, güzide, ünlü; sivrilmiş
kötü durum, ciddi durum; söz vermek
tekdüze, monoton, sıkıcı
sakatlama, bozma
hak edilen ceza
sağ salim, kazasız belâsız, masrafsız
ağır ilerlemek, ağır yürümek
huysuz, ters, somurtkan
ayrıştırmak, damıtmak, saflaştırmak
gözlük
çarpıntı, sarsıntı, titreme, ürperme
ağızlık, hortum başı, ibrik ağzı
peltek konuşmak, telaffuz edememek
düşmanlık, kin, husumet
at, savaş atı, küheylan
yasaklamak; kanun kaçağı, haydut
karanlık, hüzünlü, loş
tarafsız, yansız, adil
öncü; öncü olmak, çığır açmak
yıldırmak, hevesini kırmak, cesaretini kırmak
prova yapmak, tekrarlamak
seçmek; toplamak, koparmak, yolmak
gergin, endişeli; sinirli
sevinmek, keyiflenmek
çok derin, engin
açıkça, doğrusu
kurdele, şerit
nane; darphane
yükseltmek; kaldıraç
135 items.
Contact - About - Help - Switch Theme