Wordset: Play
    
d─▒┼č─▒nda
kenar
ortas─▒nda
a┼ča─č─▒s─▒nda
önünde
yak─▒nda
yan─▒nda
by
yan─▒nda, ile, taraf─▒ndan
aras─▒nda (2'den fazla)
üzerinde
salise
dakika
saat (60 dakikal─▒k süre)
gece
ak┼čam
ö─čleden sonra
ö─člen
sabah
day
gün
hafta sonu
hafta
mevsim
y─▒l
on y─▒l
as─▒r(100 y─▒l)
milenyum(1000 y─▒l)
k─▒┼č
sonbahar
yaz
aral─▒k
kas─▒m
ekim
eylül
a─čustos
temmuz
haziran
may
may─▒s
nisan
mart
┼čubat
ocak
pazar
cumartesi
cuma
per┼čembe
çar┼čamba
sal─▒
pazartesi
dul (e┼či ölmü┼č)
ni┼čanl─▒/sözlü
bo┼čanm─▒┼č
evli
bekar
kanka/dost
koca / e┼č (erkek)
e┼č (kad─▒n)
evlat edinilmi┼č o─čul
gelin
damat
damat
bald─▒z / elti / görümce
kay─▒nbirader / bacanak
kay─▒nvalide
üçüz
ikiz
karde┼č (cinsiyet belirtmeden)
üvey
Erkek ye─čen
K─▒z torun
Erkek torun
Torun
Son
Erkek evlat / o─čul
Büyükanne
Büyükbaba
Amca / day─▒ / eni┼čte
A─čabey
Erkek karde┼č
Baba
Anne
Kendisi
Kendisi (kad─▒n)
Kendisi (erkek)
Kendileri
Kendimiz
Kendiniz
Kendin
Kendim
Onunki (kad─▒n)
Onlar─▒nki
Bizimki
Seninki / sizinki
Benimki
Its
Onun / onunki
His
Onun / onunki erkek)
Onlar─▒n
Our
Bizim
Senin / sizin
My
Benim
Her
Onu / ona / onun (kad─▒n)
Onlar─▒ / onlara
Us
Bizi / bize
Me
Beni / bana
It
O / onu / ona
She
O(kad─▒n)
He
O(erkek)
Onlar
We
Biz
die
ölmek
h─▒zl─▒, çabuk; oruç
milyon
win
kazanmak; galibiyet
genç
duymak
nokta; uç; ana fikir; i┼čaret etmek
güvenli
┼ča┼čk─▒nl─▒k; merak; mucize
yakalamak, tutmak; avlamak
öldürmek
serin; so─čutmak; çok iyi
kesinlikle
özlemek; ─▒skalamak; bayan
ilk, birinci; önce
saniye; ikinci
neredeyse
┼čirket; e┼člik
dokunmak, de─čmek; temas
devralmak, üstlenmek, yönetimini almak
use
kullan─▒m; kullanmak; fayda
korkunç, berbat, kötü
affetmek
ayn─▒ fikirde olmak, kabul etmek
durum, husus; dava; k─▒l─▒f, kutu
saymak, hesaba katmak
end
son, uç, taraf; bitmek; sonuca ula┼čmak
ummak, ümit etmek
belirtmek, ifade etmek, söylemek
son; sürmek, devam etmek; dayanmak
uzun; çok istemek
act
davranmak, hareket etmek, oynamak
ilgi, itina, bak─▒m
kontrol etmek, idare etmek
anla┼čma; pazarl─▒k; i┼č; llgilenmek
i┼čaret, simge; i┼čaret etmek; imzalamak
sebep; dü┼čünmek, muhakeme etmek
önemi olmak; madde; konu, mesele
payla┼čmak, bölü┼čmek, kat─▒lmak
kesinlikle, elbette
en az derece, en az
kan─▒tlamak, ispat etmek
olas─▒, mümkün, olanakl─▒
teklif etmek, sunmak
iyi, yard─▒msever, nazik
dikkat, ilgi, bak─▒m, özen
kabul etmek, itiraf etmek
korumak, gözetmek
damla; dü┼čmek; alçalmak; b─▒rakmak
karar, hüküm
farzetmek, varsaymak, sanmak
ba┼čkan, cumhurba┼čkan─▒
muhtemelen, olas─▒l─▒kla, galiba
sayg─▒ göstermek, saymak
ate┼č, yang─▒n; i┼čten atmak
tarih; flört etmek, bulu┼čmak
┼čekil, vücut yap─▒s─▒, ┼čah─▒s, figür
tür, çe┼čit, s─▒n─▒f; s─▒ralamak
┼ča┼č─▒rtmak; sürpriz
söz vermek, vâât etmek
farketmek, anlamak; gerçekle┼čtirmek
endi┼če, kayg─▒; üzülmek; merak etmek
ses; sa─člam; gibi görünmek
ili┼čki, ilgi, ba─č
his, duyu; hissetmek, alg─▒lamak
üzmek, ne┼česini kaç─▒rmak
hak etmek, lây─▒k olmak
suçlamak, sorumlu tutmak
gerçek, hakikat, do─čruluk
korkan, korkmu┼č
tam, bütün
güvenmek, inanc─▒ olmak, itimat etmek
kaybetmek, yitirmek
hata, yanl─▒┼č, kabahat
kurtarmak, kayda geçirmek
hediye, arma─čan, do─ču┼čtan yetenek
fix
tamir etmek, yerle┼čtirmek
dürüst, namuslu
yanl─▒┼č, hata; yan─▒lmak
hapishane, cezaevi, kodes
asmak, takmak, sark─▒tmak
seçmek; toplamak, koparmak, yolmak
tamam─▒yla, elbette
sessiz, gürültüsüz, sakin
güzel, ho┼č, sevimli; epeyce, hayli
tahmin etmek, zannetmek
bir yerde, bir yere, herhangi bir yerde
söz etmek, bahsetmek, dile getirmek
affetmek; özür, mazeret
ele almak, idare etmek, k─▒v─▒rmak
bütün bütün, bütün olarak
cinayet, adam öldürme
çubuk, sopa; sokmak; saplanmak
gebe, hamile; verimli; anlaml─▒
kay─▒p, eksik
güçlü, yetenekli, muktedir
kaza
yeterli
I
Ben
You
Sen / siz / seni / sana / sizi / size
207 items.
Contact - About - Help - ÔÜż Switch Theme