Wordset: Play
    
masa
ilgili, merakl─▒
kay─▒p, eksik
kan─▒tlamak, ispat etmek
kaza
hay─▒rseverlik, hay─▒r i┼či
milyon
gev┼čemek, dinlenmek, yumu┼čatmak
ö─črenmek
iyilik,yard─▒m
suçlamak, sorumlu tutmak
boyunca, süresince; yan─▒s─▒ra
kapamak
her ne-herhangi
beklemek
kaba, kötü; kastetmek, anlam─▒na gelmek
hayal etmek; dü┼čünmek, sanmak
farzetmek, varsaymak, sanmak
sopa, cop
tökezlemek; çelme; gezi, seyahat
tam, bütün
ak┼čam
dürüst, namuslu
kesinlikle
güçlü, sa─člam, sert
cinayet, adam öldürme
win
kazanmak; galibiyet
üvey
yakalamak, tutmak; avlamak
yemin etmek, ant içmek; küfretmek, sövmek
ili┼čkili, bula┼čm─▒┼č
ummak, ümit etmek
┼ča┼č─▒rt─▒c─▒, ilginç, hayret verici
act
davranmak, hareket etmek, oynamak
takdir etmek, de─čerini bilmek
dans; dans etmek
gun
silah, tabanca; tam gaz sürmek
┼ča┼č─▒rtmak; sürpriz
korumak, gözetmek
damla; dü┼čmek; alçalmak; b─▒rakmak
hafif; ─▒┼č─▒k; yakmak
yiyecek, g─▒da
h─▒zl─▒, çabuk; oruç
so─čuk
zerafet, lütuf
bir yerde, bir yere, herhangi bir yerde
┼ča┼čk─▒nl─▒k; merak; mucize
gelecek, istikbal
ili┼čki, ilgi, ba─č
i┼čaret, simge; i┼čaret etmek; imzalamak
kesinlikle, elbette
kan
çal─▒┼čmak
nerede, nereye
aç─▒klamak, izah etmek, anlatmak
tamamen
ba┼čkan, cumhurba┼čkan─▒
farketmek, anlamak; gerçekle┼čtirmek
kontrol etmek, idare etmek
bütün bütün, bütün olarak
ele almak, idare etmek, k─▒v─▒rmak
yanl─▒┼č, hata; yan─▒lmak
┼čirket; e┼člik
olas─▒, mümkün, olanakl─▒
asmak, takmak, sark─▒tmak
d─▒┼č, d─▒┼čar─▒da, d─▒┼č─▒nda
kurulu┼č
saat (60 dakikal─▒k süre)
buy
sat─▒n almak
tuvalet
su
hata, yanl─▒┼č, kabahat
ses; sa─člam; gibi görünmek
kahve
özel
his, duyu; hissetmek, alg─▒lamak
tamam─▒yla, elbette
içmek; içecek
hot
s─▒cak; k─▒zg─▒n; ac─▒
┼čekil, vücut yap─▒s─▒, ┼čah─▒s, figür
aç─▒k, berrak; temizlemek
a┼č─▒, i─čne; at─▒┼č; vurmak
güvenli
tür, çe┼čit, s─▒n─▒f; s─▒ralamak
üzmek, ne┼česini kaç─▒rmak
kurtarmak, kayda geçirmek
eat
yemek yemek
hasta, rahats─▒z
hafta
içeride
arkada, gerisinde
ate┼č, yang─▒n; i┼čten atmak
kaybetmek, yitirmek
tarih; flört etmek, bulu┼čmak
bed
yatak
bazen, aras─▒ra
genç
yan, kenar, taraf
haber
serin; so─čutmak; çok iyi
cevap, yan─▒t, çözüm; cevap vermek
neredeyse
koca / e┼č (erkek)
kat
kalkmak, dikilmek, ayakta durmak
die
ölmek
güçlü, yetenekli, muktedir
oda, yer, meydan
güç, kuvvet, mümkün olmak, belki
ev, yuva, aile oca─č─▒, yurt, vatan
dü─čün
hastane
farkl─▒
maden; maden ç─▒karmak
rahats─▒z etmek, zahmet vermek
yürümek
doktor
el
söz vermek, vâât etmek
alt─▒nda
k─▒z evlat
önemli
korkan, korkmu┼č
sit
oturmak
ago
önce
oyun; oynamak
y─▒l
kent, ┼čehir, ilçe, kasaba
en az derece, en az
art─▒k, bundan sonra; daha fazla
end
son, uç, taraf; bitmek; sonuca ula┼čmak
de─či┼čtirmek; de─či┼čiklik; bozuk para
güvenmek, inanc─▒ olmak, itimat etmek
getirmek
sebep; dü┼čünmek, muhakeme etmek
birçok
her neyse; yine de; zaten
nokta; uç; ana fikir; i┼čaret etmek
evli
özlemek; ─▒skalamak; bayan
kalp, yürek; cesaret
hareket; ta┼č─▒nma; ta┼č─▒mak; k─▒m─▒ldamak
run
ko┼čmak
e┼č (kad─▒n)
neden olmak; sebep
her, her bir, tanesi
yüz, çehre, surat; yüzle┼čmek
gerçek, hakikat, do─čruluk
ay─▒rmak, kopmak
saniye; ikinci
endi┼če, kayg─▒; üzülmek; merak etmek
sabah
anla┼čma; pazarl─▒k; i┼č; llgilenmek
dakika
may
may─▒s
day
gün
gece
by
yan─▒nda, ile, taraf─▒ndan
üzerinde
-e kadar, -e dek
bugün
zor, sert, çetin
öldürmek
affetmek; özür, mazeret
ac─▒tmak
olmak, meydana gelmek
muhtemelen, olas─▒l─▒kla, galiba
tam olarak, tamamen, aynen
önemi olmak; madde; konu, mesele
dünya, yeryüzü
güzel, ho┼č, sevimli; epeyce, hayli
mutlu
en iyi; yenmek, alt etmek
ask
sormak, istemek
yükseltmek; kald─▒raç
bir ba┼čka, di─čer bir, bir tane daha
try
denemek; çal─▒┼čmak, u─čra┼čmak
önemsemek; ak─▒l, zihin
yön, rota; gidi┼čat; pist; kurs; tabak
ho┼č, güzel, sevimli, kibar
duymak
gerçekten, asl─▒nda
hat─▒rlamak
ilgi, itina, bak─▒m
tahmin etmek, zannetmek
iyi, yard─▒msever, nazik
etraf─▒nda, civar─▒nda
put
koymak, yerle┼čtirmek
tutmak; saklamak, korumak
güzel, ho┼č, ince; para cezas─▒
hissetmek
di─čer, ba┼čka; öteki
inanmak
ilk, birinci; önce
önce
tekrar
bulmak
hâlâ; hareketsiz, sessiz; sakinle┼čmek
vermek
hayat
daha fazla
emin; elbette, ┼čüphesiz
asla
ihtiyaç duymak
küçük, ufak, az
way
yol; yön; yöntem
say
söylemek
sonra, o zaman
çünkü
söylemek, anlatmak
geri, arka; s─▒rt
istek, arzu; vasiyetname; -ecek
gelmek
go
gitmek
dü┼čünmek, sanmak
get
almak
on
üzerinde
for
için
in
içinde
219 items.
Contact - About - Help - ÔÜż Switch Theme