Wordset: Play
    
sörf tahtası
makas
bir kemirgen türü (Asya ve Afrika’ya özgü)
sosis
süs, takı, süslemek
arşiv, belgelik
tehdit, tehlike; tehdit etmek
kaba, bayağı, adi, basit
enkaz, yıkıntı
az buçuk bilgi, yüzeysel bilgi
ayrıcalık, hak, imtiyaz
iskele, rıhtım
labirent
sıska, çok zayıf ve kuru
orantılı, oranlı, uygun, eşit
yorumlamak, değerlendirmek
bıyık
anlamak, sonuç çıkarmak
salkım, tutam; kümelemek
zarif, esprili, nükteli
tuhaf, gülünç
kuşatma, çevresini sarma
baharat, çeşni, sos
örneği olan, önceki, emsal, örnek
haşur huşur yemek, sesli çiğnemek
susturucu; boyun atkısı, kaşkol
rahat, konforlu, hoş
yumuşak, kibar; mülayim
kukla
artık, kalan yemek
biblo, ıvır zıvır, süs eşyası
menteşelemek; mafsal; dayanak noktası
tutumluluk, sadelik, kanaatkârlık
büyülemek
ayrılık, anlaşmazlık, uyuşmazlık
bib
önlük, bebek önlüğü
yarı açık, aralık
donanma, deniz filosu
keklik, orman tavuğu
yuva; kuluçka; mevzi; yuva yapmak
kibrit
usanmış, bezgin
yumurta sarısı
konmak, yerleşmek
kuyrukluyıldız
borazan, boru
toptancı
açıkça, doğrusu
nohut
arı kovanı
ağızlık, hortum başı, ibrik ağzı
kaydolmak, yazılmak
kapı tokmağı
ufak çukur; kuvvet
prova yapmak, tekrarlamak
(diş) gıcırdatmak
koyu kırmızı, kıpkırmızı
kıvrım, dalga
öncü; öncü olmak, çığır açmak
emin; hayat dolu, neşeli
gergin
asıl, esas
çok derin, engin
görgü tanığı
kurdele, şerit
sevinmek, keyiflenmek
nane; darphane
tavan arası
engel, özür
esnemek
kaba tüylü, taranmamış
iki dilli
titiz, çok.dikkatli
değirmen, imalathane; öğütmek, çırpmak
serbest çalışan
gayretle, istekle
zırh
spor ceket
meşale; fener
güvercin
dolandırmak
sözlük, veri sözlüğü
efsane, söylence, yazıt, kitabe
tarafsız, yansız, adil
balkabağı
şen, mutlu, keyifli
iki yılda bir olan
kek kreması; buz örtüsü
müthiş, şahane, harika
mecaz, istiare
menekşe, mor
mısır nişastası
eşitsiz, düzensiz
çığlık, feryat; çığlık atmak
nabız, nabız atışı
kara kurbağa
kürsü, minber
şiddetli ağrı, sancı
gölge, karanlık
birikim, yığın, toplanma
mercimek
değerli; aşırı, yapmacıklı
uçurum, sarp kayalık
engellemek
hamur mayası
önemsiz, konu dışı; maddi olmayan
etkisizleştirmek; sakatlamak
yıldırmak, hevesini kırmak, cesaretini kırmak
cimri, pinti
barındırmak; liman
çiçek, çiçek hastalığı
seçmek; toplamak, koparmak, yolmak
hücre
mesafe, uzaklık
bölge, yöre
bölmek, ayırmak
yüzey, dış görünüş
karar vermek
örtmek
tesis; bitki; dikmek
büyü, afsun, tılsım; hecelemek
tam, tüm, etraflı, kapsamlı; önlük, tulum
fırsat, uygun durum, şans
mitolojik ejderha; kızıl akbaba
yas tutmak, matem tutmak
yama; yamamak
kısır döngü
sözcüksel
terim, tabir, ifade; anlatış tarzı
yapışma, birleşme, bağlılık; uyuşma
eşsesli, sesteş, eşadlı
bitirmek, tamamlamak; sarmalamak
başlamak; başlama vuruşu
nargile
sihir, büyü; sihirbazlık, büyücülük
içe dönük, içine kapanık
sivilce
seri, dizi, silsile
sew
dikiş dikmek
mow
biçmek; ot yığını
girişim, teşebbüs; inisiyatif
vicdanlı, insaflı; itinalı; dürüst
gülünç, komik, saçma
sabun; sabunlamak
makara, bobin; makaraya sarmak
karşıya geçmek
çok sulu; verimli
kısıtlamak, engellemek, önlemek
alıcı, mal gönderilen kimse
tuhaf, acayip; yabancı; uzak
kurt gibi aç; yırtıcılaşmış
kurumak, kavrulmak
az gösterme, küçültme
eşekarısı, yabanarısı
yat
örgü; kıvrım; örmek
gürültücü kalabalık; ayaktakımı
kanepe, sedir
hırslı, açgözlü
küstahlık, saygısızlık; aşağılama
suçlamak, itham etmek
gizli, saklı; ötedeki, sonraki
ipek
şahin, atmaca, doğan; avlanmak
çatlak, yarık, ayrık
kıvırcık lahana, karalahana
vurgu; vurgulamak; önemli olay
bekârlık; dini nedenle evlenmeme
fötr şapka
düşünmek, sanmak
günlük, gündelik; her gün
aldatma, ihanet; imansızlık, kâfirlik
talim; bilim dalı; ceza; terbiye etmek
dolmalık biber
iki başlı kas, pazı
biberiye
fesleğen, reyhan
bağnazlık, yobazlık, taassup
çap
planör; kayık
dolmakalem
cirit, kargı, mızrak
saman, kamış; pipet
sandal, sandalet, çarık
geveze, lafebesi
güzel ve çekici kız; bakıcı
is lekesi; kirletmek, bulaşmak
araba tamircisi, makinist; mekanik
bulutlu, kapalı (hava)
kalbur, elek, kevgir; elemek
fad
geçici heves, çılgınlık, merak
ortaçağa ait, ortaçağa özgü
ayrı, parça parça; birbirinden uzak
düzeltme, iyileştirme; yasa değişikliği
seçimle ilgili
destek, dayanak; desteklemek
kayma, savrulma
tasfiye etmek, elden çıkarmak
haciz, icra; vergi koymak; zorla toplamak
elektrik süpürgesi
danışman, müşavir; uzman doktor
uyuklamak; kısa uyku
heyecanlı; tedirgin; taşkın
et suyu; sos
yulaf ezmesi
erkek arı; kumandalı uçak; parazit; vızıldamak
vazgeçmek, bırakmak
cisimlenmiş, vücut bulmuş
korkusuz, gözüpek; etkilenmemiş
testere dişli, tırtıklı
çorap; stoklamak
gitmek, ayrılmak; denize açılmak
tamamlamak; tam, eksiksiz
patlama yapan ünsüz
kazan
kepek, buğday kepeği
askeri, savaşa ait
mahmuz; mahmuzlamak; dürtü; çıkıntı
agaç kesicisi, oduncu; kaydedici
krema; vanilyalı sos
önceki, öncül; yerine zamir gelen isim
tub
küvet, tekne
mayonez
sebze; bitki; bitkisel, nebati
karnabahar
kırtasiye, mektup kâğıdı ve zarf
pansiyon, yurt, han
küstah, yüzsüz, arsız
tekel
seçkin, güzide, ünlü; sivrilmiş
kulak kabartmak, gizlice dinlemek
kötü durum, ciddi durum; söz vermek
beyin takımı, danışmanlar
tembellik, uyuşukluk, üşengeçlik
ağaç yaprakları, yeşillik
çıtırdak, gevrek, kıtır kıtır
neşeli, şen, kaygısız; gösterişli, şık
rahatça yürümek; salınarak yürüme
kadeh, kupa
büyütmek; abartmak
alabora olmak, devirmek
taşa tutmak, fırlatmak; post, pösteki
buruşturmak, kırışmak; çökmek
sapan, mancınık
değişmiş, mutasyon geçirmiş
ev, mekân, sık gidilen yer
geyik boynuzu
greyfurt
nakış işlemek, işlemelerle süslemek
tebeşir; tebeşirle yazmak
eğlenme, neşe; eğlenmek, oynamak
gizemli kimse, anlaşılmaz kimse
zatürre
nut
fındık, ceviz; vida somunu; çatlak, kaçık
tekdüze, monoton, sıkıcı
palavra, saçma, zırva; şişman salam
ana kapı, giriş kapısı
karşılıklı olarak; tersine
çırpınmak; başarısızlık, fiyasko; düşme sesi
karışım, potpuri; karışık, çeşitli
birleşmek, katmak, üye olmak; bağlı şirket
temsilci, mümessil
soya peyniri
ihtiyat, öngörü, sağduyu
kısmak; boğmak; vana
tadını çıkarmak
lapa gibi, yumuşak; aşırı duygusal
kaçınmak, çekinmek, korkmak
bölünen; hisse, kâr payı
komite, heyet, komisyon, kurul
havaalanı, havalimanı
salon; tembelce uzanmak; kanepe, divan
elk
kanada geyiği
kıskanç, kıskanan
kurmak, inşa etmek; dikleşmek; dik
tıngırdatmak, acemice çalmak
peri, cin, hayalet
ear
kulak; kulak verme; başak
azar
memeli hayvan
giriş müziği
rütbesini indirmek, indirgemek
demir parmaklıklı; yasaklanmış
aydın, entelektüel, akıllı kimse
bardak; cam
başı dönen; sersem; hoppa, uçarı
telif hakkı; telif hakkı almak
küre, top; dünya
tanım, tarif, tasvir, açıklama; çeşit
ödeme; kurtarma; geri alma
arpa
manken, model
çene
incelik, zerafet, anlayış
yorgun, bitkin, bezgin; yorucu
yalnız, yapayalnız
ishal
dört sesli parça, dörtlü
cüretkâr, pervasız; cesaret, yiğitlik
sersemlik, şaşkınlık; sersemletmek
aldatmak, dolandırmak; dalga geçmek
sakatlama, bozma
nesil, kuşak; bel, rahim
akraba kayırma
hırslı, doyumsuz, arzulu, hevesli
çit, parmaklık; eskrim; kaçamak cevaplamak
koklamak; burun çekmek
kehanet; kâhin
hak edilen ceza
omuz; destek; omuzlamak
bir kere daha!, tekrar!; yeniden istemek
doldurmak; tazelemek
bakım, onarım; koruma; nafaka
dud
işe yaramaz, sahte, dandik; fiyasko
tek yönlü, tek taraflı
tekrar doldurmak, ikmal yapmak
puma
boz, gri, kırlaşmış
diyot
zorba, despot, otokratik
şikâyet, yakınma; rahatsızlık
doğramak; karışık şey; haşhaş; kıymalı yemek
miyav; miyavlamak
kafes, örgü
kısaltmak
sardalye, ateşbalığı
cadı, büyücü kadın
aşçı; pişirmek
kurabiye, çörek, bisküvi; adam
hızla döndürmek, çevirmek
aşırı sevinç, mest olma
açıklanamaz, anlaşılmaz
azalmak, küçülmek
iade etmek; para iadesi, geri ödeme
gözaltı; stajyer doktor; staj yapmak
vadesiz hesap, çek hesabı
vadeli hesap, tasarruf mevduatı
muhabbetkuşu
şal, atkı, bol giysi
suaygırı
vazgeçmek, çekilmek
gerçekten yapılan, fiili, bilfiil
kuğu
cadaloz, şirret, huysuz kadın; kır faresi
ivy
sarmaşık
kısrak
beceri, ustalık; püf noktası
kanyon, vadi
dost, yakın arkadaş, kafadar
kürek; raket; yüzgeç; kürek çekmek
etkili, dokunaklı; hareketli
gece uyumama, gece nöbeti
başrahip, başkeşiş
başrahibe
utandırmak, bozmak
hakem; hakemlik yapmak
sağ salim, kazasız belâsız, masrafsız
vecize, özdeyiş, özlü söz
bekleme; konaklama
hikayeci, iyi öykü anlatan kimse
çağlayan, şelale; kademeli
avukat; savcı; istekli, talip; acenta
çocuk arabası
alçakgönüllü; uysal; ezik, silik
sulu, cıvık; özlü; çekici; ilginç
borçlu; minnettar, müteşekkir
vaftiz babası, manevi baba; mafya babası
vaftiz anası
kovmak, işten atmak, sepetlemek
jest, işaret; jest yapmak
kafası karışmış, heyecanlı, tedirgin
vaftiz etmek, isim koymak
şekerleme, bonbon
uyarmak, ihtar etmek
kendi hayat hikâyesi, özgeçmiş
biyografik film
tabutu taşıyan kimse
değiş tokuş; takas etmek, değiştirmek
tutucu, bağnaz, yobaz
erken, zamanından önce; erken doğmuş
hatırlanmaya değer şeyler
kaymak, süzülmek; planörle uçmak
fag
sigara; angarya; yorulmak
saygısızlık; meydan okuma, karşı koyma
taç giyme töreni
itmek, sokmak, saplamak; hücum, saldırı
ayakkabı bağı; az, yetersiz; perişan
tugay, ekip, takım
muhabbet, şefkat, sevgi; meyil
siluet, gölge, karaltı
kalıntı, artık; bakiye; elden çıkarmak
huysuz, kaprisli, aksi, değişken
lavanta, eflâtun
dirsek, kol, krank; kaçık, acayip kimse
burçlar kusağı, zodyak
insancıl
boşa harcamak, israf etmek
pislik, kir
gıpta etmek, imrenmek; kıskançlık
züğürt, meteliksiz
ekoseli, kareli; ekoseli kumaş
van
kamyonet, minibüs
şaşırtmak
muhabir; yazışan
sos, tat, lezzet
aperatif, meze; başlangıç
yön, rota; gidişat; pist; kurs; tabak
kapsamak, birleştirmek; anonim, tüzel
yerçekimi; ciddiyet, ağırlık, önem
odaksal, odak, merkez
sarmak, paketlemek, örtmek, bürümek
havlu
yerleşmiş, kurulu
yağmurlu
ova, düz arazi
hop
sekmek, zıplamak, hoplamak
uygun bulmamak, protesto etmek
yeraltı; gizli; metro
havyar, balık yumurtası
fırıncı, ekmekçi
tarıma elverişli, sürülebilir, ekilebilir
yatmak; teslim etmek; ihbar etmek
geri çevirmek, reddetmek; kovmak
ağaç kesmek; kereste; hantal
eğrilik, kavislenme
helezon; burgu; salyangoz
iz, yol, patika; izini sürmek; sürüklemek
düzenli, derli toplu
çömlekçi; oyalanmak, vakit geçirmek
kireç lambası; spot ışık; ilgi odağı
canlı gibi, gerçek gibi
çok sevmek, tutkun olmak; bunamak
takvim
ima, dokundurma, kinaye
ağır ilerlemek, ağır yürümek
cümbüş yapmak
giriş, katılma; kabul; itiraf
hediye olarak. bedava, şirket hesabına
gurbet çeken, vatan hasreti çeken
cep; torba, kese; çukur; cebe koymak
ud; ud çalmak
çiçek soğanı; ampul
eşi görülmemis, emsalsiz, eşsiz
yeralmak, katılmak, rol almak
madalya
deniz feneri, fener kulesi
kavun
ısı, sıcaklık; içtenlik, samimiyet
mendil
muska, nazarlık, tılsım
günlük, ajanda; hatıra defteri
bagaj
due
tam, doğru; vadesi gelmiş; uygun, gerekli
ölçümcü, araştırmacı, bilirkişi
ağrı, azap, elem, dert; acı çekmek
şu bakımdan ki; çünkü; madem; -dığı için
kapsam; haber yayın süresi
kirli beyaz, grimsi beyaz
ömür boyu, hayat boyu
kraliyet, krala ait, krallara lâyık; şahane
suyunu almak, kurutmak, su kaybetmek
kabuk, deri, dış yüzey
duman; sigara içmek; tütmek; tütsülemek
solmak, güçten düşmek
fıkra, kısa hikâye, anekdot
panzehir, çare
ufalamak, parçalamak; harap olmak
araf, belirsizlik; zindan, çıkmaz
ayakta tedavi edilen hasta
dilek kipi
sonek; sonuna eklemek
telgraf
eğri, yamuk; çarpık
yetersiz, az, kıt, zayıf, yavan
kaçmak, hızla uzaklaşmak
söyleyebilmek, söylemeye cesaret etmek
geçinecek kadar para kazanmak
fakir, muhtaç, yoksun
kapkaççı, hırsız
çirkin, iğrenç, korkunç
renkli kalem, mum boya, pastel
belli bir gruba hitap eden; özel, gizli
ananas
alışılagelmiş, alışılmış; bağımlı
indirmek; hayal kırıklığına uğratmak
başka bir şekilde ifade etmek
karşı olmak; düşünce ayrılığı, muhalefet
tuzak kurmak; kapan; trampet kirişi
sitem; azarlamak, kınamak
söndürmek, dindirmek, bastırmak
vızıltı; vızıldamak, vınlamak
hamur işi; pasta
bildircin; ürkmek, korkmak
oymak, kabile
yeşilaycı, içki içmeyen, içki karşıtı kimse
fışkırmak; yıkamak; yüzü kızarmak
kendini beğenmiş
masa şeklinde, yassı, çizelge halinde
kağıt kapaklı, ciltsiz (kitap)
şaşı, şaşılık; şaşı bakmak; yan bakış
huysuz, ters, somurtkan
şekilsel, tipik, kip, model
çanta, el çantası, kese
buz pateni alanı, paten sahası
kıyamet; vahiy
loş, koyu, kasvetli; ağırbaşlı, ciddi
olay, vaka; özel durum, ayrıcalık
elbette!, kesinlikle!, şüphesiz!
adi, bayağı; hizmetçiye ait
hesap makinesi, hesap yapan kimse
vazo
iğrenç, çirkin
buzdağı
alev; parlamak
muaf; muaf tutmak
erimek, buzları çözülmek
beyaz karınca
indirim, ıskonto; iade
yapışmak, bağlı kalmak
sıkı önlem, baskı, kısıtlama
erkek ördek, suna
parlaklık; hararet; korlaşmak, yanmak
ağırdan alan, uyuşuk tip, mıymıntı
durmak; duruş; mola; mola yeri
ruhsat, izin; taviz; imtiyaz; kabul, teslim
zührevi, cinsel
sırıtmak; yapmacık gülümseme
içten içe kaynamak; pişirmek; galeyan
kadın kahraman
ev halkı; eve ait
ayrıştırmak, damıtmak, saflaştırmak
birikmiş iş, yarım kalmış işler
orada, o konuda
bıçak ağzı, kılıç
uyandırmak; canlandırmak; kışkırtmak
dizi, seri, sıra, ardışıklık
ciddi, resmi, merasimli, kutsal, dinsel
gözlük
diş taşı; vücut lekesi; plaka, levha
genislik; en
kıskaç, maşa, kerpeten, pens
yorgun, bitkin; isteksiz, bıkkın
endişe; pişmanlık
tire; hücum, hamle, atılma; vurmak
bağnaz, fanatik, yobaz
çarpıntı, sarsıntı, titreme, ürperme
meydana çıkarmak, yol açmak
hazırlıksız, anında yapılan, irticalen
ders programı, müfredat, özet, liste
gaf, aptalca hata
davranış, tavır, hal, tutum
-e kısa bir ziyaret yapmak
aşırı milliyetçi
sıkıntı, zorluk, güçlük; zıtlık
bölüm, oran
555 items.
Contact - About - Help - Switch Theme