Wordset: Play
    
kıvrılmak, kıvranmak, kıpırdanmak
telaş, yaygara, velvele
satıcı, tüccar
cezasını ertelemek; geciktirmek
tatlı sözlerle kandırmak; ikna etmek
tepeden bakmak, küçümsemek; lütfetmek
kabuk; kabuk bağlamak
büyük miktar; sel, sağanak
cila, jöle; cam takmak; donuklaşmak
anlam çıkarmak, tahmin etmek
fırlatma, atma, savurma
imtiyaz; tasarruf hakkı; görev süresi
maya; mayalanmak
atlı kızak; kızakla gitmek
ipotek, geçici haciz
didik didik aramak, araştırmak
hile; sahte, taklit, yapmacık; rol yapmak
şakalaşma; takılmak
istifa etmek; inmek
uğraşmak, savaşmak, çekişmek
ıtici, antipatik, iğrenç
yoksun, mahrum, eksik; boş, geçersiz
eğlenmek, alem yapmak; cümbüş
alay etmek, dalga geçmek
katlanmak, dayanmak, tahammül etmek
saçma, uydurma
gagalamak, azar azar yemek; çeyrek kilelik ölçü
tekrar kötüleşmek, depreşmek, nüksetmek
dindar, içten, samimi
sıva, alçı, dış kaplama
cezasını çekmek, kefaret vermek
onaylamak, desteklemek; ciro etmek
yemlik
gereksiz, fazla, bol; işten çıkarılmış
bulanık, donuk, belirsiz; ince tüylü
yamultmak, saptırmak; eğiklik
yün ipliği; masal, hikâye
torun, oğul, neslinden olan
kuluçka; kuluçkaya yatmak; civcivler
pusuya yatmak, gizlenmek
yaramaz çocuk, velet, yumurcak
sülük, tufeyli, asalak, parazit
bağırmak, haykırmak; çığlık
vex
gücendirmek, üzmek, canını sıkmak
karıştırmak, becerememek, şaşkınlık
yıpratmak, yormak, eskimek
isteksiz, gönülsüz, tereddütlü
daldırmak, bandırmak, batırmak
mezhep, çeşit, tarikat
ünlem, nida
zeki, marifetli, ustaca yapılmış
birine elle işaret etmek
ızgara, tava
alt etmek, ezmek; şaşkına çevirmek
kemer, kuşak; korse
55 items.
Contact - About - Help - Switch Theme