Wordset: Play
    
devam etmek, sürdürmek
yaklaşmamak, uzak durmak
çabuk olmak, acele etmek
tarım
farklılık, başkalık, çeşitlilik
tanımlamak, belirtmek, tarif etmek
içerik; hoşnut, memnun, razı
flu
grip
meclis, kurul, konsey, yönetim kurulu
çoğunlukla, genelde, başlıca
ekin, ürün, mahsul; kırpmak
mix
karıştırmak, katmak
objektif, tarafsız, nesnel
alışılmış şey, olağan şey
marifet, yetenek, kabiliyet
ilk, ilkel, ilk çağa ait
kıdem, öncelik
cezalandırmak, ceza vermek
tutmak, ayırtmak, rezerve ettirmek
yeterli, kâfi, yeter
yaygın, genel
cevap, yanıt, tepki
hatırlatmak, andırmak
sahip olmak, elinde bulundurmak
aslen, aslında, orijinal olarak
yargılamak, karara varmak
savunma, davalı
görünüm; görüş; açı, yön, cephe
ilave, katkı, ekleme
başvurmak; rica; çekicilik, cazibe
ihtimal; umut; muhtemel müşteri; manzara
bundan dolayı, bunun için
iflas etmiş, batmış
kıtlık, genel açlık
mekik, gidip gelmek
sefalet, yokluk
ray
ışın
sınır
danışmak; müzakere, tartışma
sınırlamak, hapsetmek; sınır
ayak uydurmak, yetişmek, aşık atmak
devam ettirmek, sürdürmek
tutulmak, moda olmak; anlamak
yardım etmek, yardımcı olmak
rahatsız etmek, huzursuz etmek
tam, bütün
ilişki kurmak, irtibat kurmak
tartışmalı, tartışmaya yol açan
yaratıcı
çoğunlukla
tabaka, katman
alışılmadık, nadir, ender
basmak, matbaada basmak, yayınlamak
din, inanç
alim, bilgin, bilim adamı
çıkar yol, eriyik, çözüm
oy vermek, oy kullanmak
rahatsız etmek, zahmet vermek
ağır, acı, şiddetli, keskin
ayırmak, bölmek, dağılmak
seçmek, ayırmak, ayıklamak
sorumluluk, mesuliyet, yükümlülük
yansıtmak, aksettirmek
önermek, teklif etmek
fırsat, uygun durum, şans
atmak, fırlatmak, girişmek
değişmeden, devamlı, sürekli olarak
genişleme, gelişme, büyüme
bağlamak, bitiştirmek
koşul, durum, olay
uygun görmek, onaylamak
duyurmak, ilan etmek
uçak, uçaklar
iş, mesele, konu
kazanmak, elde etmek
era
devir, çağ, zaman, dönem
onaylamak
yarış,ırk,soy
yönetmek, yürütmek; hareket, idare
gazeteci
kilitlemek, hapsetmek
karıştırmamak, dışında tutmak
kesin, doğru, yanlışsız
korkan, korkmuş
ayrı, farklı, başka, belirgin
toplantı, kongre
masraf, harcama
sözleşme; büzülme; hastalık kapmak
yine de, buna rağmen, bununla beraber
bulaştırmak, enfekte etmek
mahkeme, deneme, duruşma
gerçek, hakikat, doğruluk
öneri, teklif, evlenme teklifi
sınırlamak, kısıtlamak
incelemek, gözden geçirmek
sektör, işkolu, bölge
başarmak
sermaye, varlık, hisse senedi, tahvil
şahit olmak, tanık olmak, şahitlik etmek
ticari
spesifik, özel, belli, belirli
alışkanlık, adet, huy
eve ait, ailevi, iç, yerli
dig
anlamak, hoşlanmak
sıkça, sık sık, sürekli
anlaşmazlık, çekişme, çarpışma,
suçlamak, sorumlu tutmak
mevcut; sağlam, dayanıklı; önemli
aksi, karşı, ters, karşıt, muhalif
sahne
vazgeçmek
hayal etmek; düşünmek, sanmak
tanımak,farkına varmak
isteksiz, gönülsüz, tereddütlü
yönelme, meyil
hedef, amaç
rahatlatma, ferahlama
nispet, inat, garez
sel
yuvarlak, daire şeklinde
küçük görmek, aşağılamak
geçmişe bakmak, geriye bakmak
göz kulak olmak, bakmak
takdir etmek, değerini bilmek
başkan, reis
baş, ana, en üst rütbeli
ortalama, orta
karşılaştırmak, mukayese etmek
istemek, şiddetle arzu etmek
kurmak, teşkil etmek, oluşturmak
kapsamlı, detaylı, yaygın
finanse etmek, para sağlamak
tüzel kişi, kurum, şirket
kentsel, şehirsel
ilk, biri, başlıca, ana, temel
çabuk, hızla, hızlı, şipşak
kırsal, köy yaşamına ait
hizmet etmek, servis yapmak
acil, ivedi
görev, iş, külfet
temsil etmek, temsilciliğini yapmak
güvenilir, emin, inanılır
ilk olarak, öncelikle, başlıca
başa çıkmak, üstesinden gelmek
not etmek, yazmak, işaretlemek
hizmet, emek, işgücü
göçmen, muhacir, göçebe
sık sık, çoğu kez, çoğunlukla
tam, tamı tamına, dakik
büyük, muazzam, kocaman
duygu, his, heyecan
hasar yapmak, zarar vermek
farzetmek, saymak
servet
dev
meydana çıkarmak, farketmek
öngörmek, kehanette bulunmak
silah
kirletmek; leke; gübre; topraki arazi
çöl, ıssız, tenha; terketmek
dikkat etmek, bakmak
içeri bakmak, incelemek, yoklamak
dört gözle beklemek, sabırsızlanmak
zıt, karşıt, aykırı
yetenek, kabiliyet, beceri
teşebbüs etmek, kalkışmak
hak etmek, lâyık olmak
moralini bozmak, neşesini kaçırmak
yoğunlaşmak, bir yerde toplamak
sağlama almak, garantiye almak
ahlâki, manevi, törel
borç, ödünç para; ödünç vermek
konferans, ders; konferans vermek
istifa etmek, istifasını vermek, çekilmek
sorumlu, mesul, sorumluluk sahibi
önemli, anlamlı, manâlı
hayati, çok önemli
üzmek, neşesini kaçırmak
hayatta kalmak, sağ kalmak
karşılamak, sağlamak, gidermek
his, duyu; hissetmek, algılamak
üretmek, imal etmek
önemsememek, görmezlikten gelmek
değiştirmek, değiş tokuş etmek,
şüphe, kuşku, tereddüd
farkında, haberdar
yıllık, senelik
değiştirmek, başkalaştırmak
parası yetmek, gücü yetmek
benimsemek, kabul etmek
dev dalga, taşma; dalgalanmak
bildirmek, öğüt vermek
aramak
yer; topraklamak
dahil
seyirci, huzura kabul
aşmak
başarmak, muvaffak olmak
ortaya çıkmak
kat
sözlükte aramak
gözden geçirmek, incelemek
ücret; görev; şarj; yüklemek; suçlamak
iklim, hava, bölge
kömür, maden kömürü
sahil, deniz kenarı, deniz kıyısı
akmak, dolaşmak, süzülmek
yaratmak, oluşturmak, yapmak
indirmek, azaltmak
fırsat, ortam, durum, olay
ana, esas, prensip
radikal, kökten, köklü, köksel
ilişki, ilgi, bağ
akraba, yakın, hısım
tehlikeye atmak, göze almak
ses; sağlam; gibi görünmek
göndermek, nakletmek
elbette, muhakkak
madde, cisim
püskürmek, fışkırmak, patlamak
atık; israf etmek, boşa harcamak
keskin, açıkgöz, kesici
üzülmek, pişman olmak
potansiyel, olası
askeri
olanaksız, imkânsız, çekilmez
hemen, derhal
odaklamak, bir noktada toplamak,
kıta, anakara
rekabete dayanan
saldırmak, hücum etmek
giriş, erişme, geçit
gözden geçirmek, incelemek
aday
önyargı, zarar
grev, vuruş, vurmak
uygulamak, tamamlamak
danışmak, başvurmak
etki; çarpışma, darbe, şok
uzak durmak, yaklaşmamak
defetmek, yenmek
dağılmak, parçalanmak
tayin etmek, atamak, saptamak
tartmak, dengelemek
durum, tavır, vaziyet
dalmak, atlamak, dalış yapmak
şikâyet etmek, söylenmek, yakınmak
bileşik, karmaşık, karışık
büyütmek, yayılmak, genişlemek
tüketmek, harcamak, bitirmek
ifade etmek, anlatmak, açıklamak
büyük ölçüde, çok, son derece
gerekli, lazım, zorunlu, gereken
tam, doğru dürüst, uygun
iyileşmek, düzelmek, toplamak
dikkat çekici, göze çarpan
devir, devrim, ihtilal
sallamak, sallanmak
sum
toplam, tutar, adet, yekun
zorlamak, baskı yapmak, teşvik etmek
endişe, kaygı; üzülmek; merak etmek
sürdürmek, devam ettirmek; ücret, maaş
personel, kadro, kurmay
çeşit, tür, cins
farketmek, anlamak; gerçekleştirmek
söz vermek, vâât etmek
kazanmak, kâr etmek,
karşın, rağmen
kapsamak, içermek
kök, temel, dayanak
tartışmak, görüşmek
amaç
şaşkınlık; merak; mucize
ikna etmek, inandırmak
görüşme, mülakat; röportaj yapmak
oluşmak, meydana gelmek
baş, ilk, en önemli
yükseltmek, kaldırmak
geniş; uçsuz bucaksız; dünya kadar
ortaya bir düşünce atmak, üretmek
başına gelmek, olmak
cemiyet, cemaat, topluluk
deprem, zelzele
zarar vermek, incitmek
eş, arkadaş, ortak, mat
yöresel, yerel
teknik, yöntem, usul
taşımak, nakletmek, sürmek
antlaşma, mukavele
karşı etki yapmak
rekor
şaşırtmak; sürpriz
bu nedenle, bundan dolayı
yüzey, dış görünüş
uygun, münasip
baskı yapmak, vurgulamak
tür, çeşit, sınıf; sıralamak
reform yapmak, düzeltmek
önceki, eski, evvelki
farkına varmak, farketmek
örnek, misal, durum
işlemek, çalışmak
şekil, vücut yapısı, şahıs, figür
işgüzar, yeterli, ehliyetli
katkıda bulunmak, vermek
çökmek, düşmek, yıkılmak
yaklaşmak, yanaşmak
aid
yardım etmek
açıkça, anlaşılır
özlemek; ıskalamak; bayan
başarılı
hatırlamak
yeterli, uygun
miktar, büyüklük, boyut, derece
tanımlamak, tarif etmek
önceki
dikkatini vermek, kulak vermek
yönelmek, eğiliminde olmak; hizmet etmek
vazgeçmek, olmadan yapmak
ile ilgilenmek, icabına bakmak
kesmek, bırakmak
avantaj, üstünlük, yarar
toplamak, anlamak
tarih; flört etmek, buluşmak
daimi, sürekli, değişmez
ateş, yangın; işten atmak
önceki, ilk
kısıtlamak, sınırlandırmak
tercih etmek, yeğlemek, öncelik tanımak
sıra, dizi, mesafe
atıfta bulunmak, kastetmek, ima etmek
acı çekmek, zarar görmek
kaynak, kaynakça, memba
yönetmek, hükmetmek
saygı göstermek, saymak
ilerlemek, ileri gitmek
muhtemelen, olasılıkla, galiba
hazırlamak, hazırlık yapmak
uygulmak, pratik yapmak
barış, sulh, huzur, rahat
yasal, hukuk, kanuni
lay
yerleştirmek, sermek
eksiklik, noksan, yokluk
gelir, kazanç, bütçe
fon, sermaye, para kaynağı
eşit, denk, eş
felâket, facia, yıkım
ayrıntı, detay, detaylar
suç
müsait, var, mevcut
yarışma
tamamen
hasta; sabırlı
örtmek
tavsiye etmek
yapı, bünye, bina
hit
vurmak; isabet, vuruş
basınç
dağılmak, parçalanmak
cesaretle karşılamak, kabul etmek
girişmek, kalkışmak
izin vermek, bırakmak, kabul etmek
eski, çok eski
görünmek, gözükmek, ortaya çıkmak
nazik, kibar
göstermek, ortaya koymak
inşa etmek, yapmak
bundan başka, üstelik
kitle, küme, yığın
başkan, cumhurbaşkanı
iş, uzmanlık alanı, meslek
dönmek, geri dönmek
azaltmak, indirmek, küçültmek
tasarlamak, düzenlemek
oturmak, yerleşmek
farzetmek, varsaymak, sanmak
tax
vergilendirmek, vergi koymak
korkutma, tehdit, gözdağı
gerileme, durgunluk
kâr, kazanç, getiri
liman, havalimanı, iskele
çıkmak, ortaya çıkmak, oluşmak
desteklemek, tutmak
ihraç etmek, dışarıya satmak
karar, hüküm
meslektaş, iş arkadaşı
istemek, talep etmek; iddia etmek
tavır, davranış, hareket
aim
hedeflemek, hedef
yapmak
ilaç
dahil olmak
karar vermek
iniş, düşüş; kabul etmemek
zorunlu, gerekli, önemli
eşya; madde
akıntı, akım; güncel, şimdiki
itiraz etmek, karşı çıkmak
katılmak, yeralmak, sınava girmek
başarısız olmak, başarı kazanamamak
müracaat etmek, başvurmak
damla; düşmek; alçalmak; bırakmak
var olmak, olmak, bulunmak
genel olarak, genelde, genellikle
sığınak, barınak, liman
kişi, birey, bireysel, kişisel
özellikle, bilhassa, ayrıntılı olarak
nitelik, kalite, vasıf
bulunmaz, nadir, ender
indirim, satış
beceri, ustalık, hüner
benzer, benzeyen
güvenlik, emniyet
gelenek, adet, sünnet
yaymak, sürmek, sermek
kaynak, çare
korumak, gözetmek
bakan, vekil
etkilemek, tesir etmek
enflasyon, şişkinlik, şişirme
aşırı, aşırı boyutta, son derece
cesaretlendirmek, desteklemek
kararlaştırmak, belirlemek
çekmek, cezbetmek
öğüt, tavsiye, danışma
ilerletmek, geliştirmek
kabul etmek, itiraf etmek
belli, açık, ortada, bariz, görünen
sürdürmek, sağlamak, geçindirmek, korumak
kabul etmek
kaçınmak, savuşturmak
özellikle
tesis; bitki; dikmek
yayınlamak
başkanlık etmek, yönetmek
maden; maden çıkarmak
anlamak, çözmek, halletmek
miktar, tutar, toplam
dikkat, ilgi, bakım, özen
yıldırmak, caydırmak
tamamlamak, bitirmek
aşırı, olağanüstü, ölçüsüz, son derece
alan, saha; tarla
iyi, yardımsever, nazik
tanıştırmak, tanıtmak
gerçekten, cidden, doğrusu
teklif etmek, sunmak
yeni, son günlerde, yakınlarda
olası, mümkün, olanaklı
özne; konu; mecbur etmek
uzay, feza, mekân; aralık, boşluk
kalmak, durmak, geriye kalmak
kanıtlamak, ispat etmek
en az derece, en az
etkilemek, baskı yapmak, iz bırakmak
global, evrensel, dünya çapında
başaramamak, başarısız olmak
çalıştırmak, iş vermek
çaba, gayret, girişim
ıstemek, talep etmek
kesinlikle, elbette
yarar, fayda
askerlik hizmeti
gerçekleştirmek, başarmak
olmak, meydana gelmek
teslim almak
deneyim
önemsemek; akıl, zihin
işlemek, teslim etmek, önermek
engellemek
rol
düşmek; sonbahar
kanıt, delil
kabul etmek, desteklemek
inmek, ayrılmak, çıkmak
kaçmak, kurtulmak, sıvışmak
gezmek, seyahat etmek
yazar
motor, makine, lokomotif
sert, katı, sabit, kesin
içermek, kapsamak
açık, besbelli, apaçık
kök, köken, başlangıç
bildirmek, bilgi vermek, haber vermek
baskı yapmak, sıkıştırmak, sıkmak
tasarlamak, planlamak
oy vermek, kamuoyu yoklaması yapmak
bölge, yöre
ticaret, iş, alım satım
paylaşmak, bölüşmek, katılmak
kalkmak, ayağa kalkmak
istemek, gerektirmek
çabuk, hızlı, seri
sağlamak, karşılamak, temin etmek
üretmek
politika, siyaset
ölçmek, tartmak, ölçüsünü almak
kuvvet, güç; zorlamak, baskı yapmak
kurmak, yerleştirmek; saptamak
hastalık, rahatsızlık
tartışmak, görüşmek
keşfetmek, ortaya çıkarmak
bağlı olmak, güvenmek
etkilemek, etki etmek
açıklama, hesap
konu
bilim adamı
ortak, genel, yaygın; halka açık yer
süreç
sipariş; düzen, nizam
desteklemek
araştırma
fur
kürk
istirahat; dinlenmek; artık, kalan
bitirmek, geçirmek, başarmak
etraf, ortam, çevre
dikkate almak, hesaba katmak
maliyet; mal olmak
önemi olmak; madde; konu, mesele
sendika, birlik
üretme, üretim, yapım
sebep; düşünmek, muhakeme etmek
rapor etmek, anlatmak, söylemek
işaret, simge; işaret etmek; imzalamak
başarı
seçmek, atamak; görevlendirmek
çeşitli, değişik, türlü
birleştirmek, bağlamak
ifade, dönem, koşul
önermek, teklif etmek
sonuç, netice, son
sunmak, sahneye koymak
nüfus
kara, toprak, memleket
yatırmak, yatırım yapmak
uluslararası, milletlerarası
geliştirmek, iyileştirmek, ilerletmek
dizayn etmek, tasarlamak
onyıl
anlaşma; pazarlık; iş; llgilenmek
kontrol etmek, idare etmek
devam etmek, sürmek
ilgi, itina, bakım
teslim olmak, kabullenmek; vermek
atlatmak, üstesinden gelmek
direkt
geri, arka; sırt
tutmak; saklamak, korumak
sağlık
özel,belirli
ziyafet, zevk; davranmak
ulaşmak, erişmek
kurmak, temelini atmak
neden olmak, yol açmak
düşmek, azalmak, damlamak
act
davranmak, hareket etmek, oynamak
uyum, anlaşma, uzlaşma
ban
yasaklamak
yönetmek, idare etmek, hükmetmek
büyümek, yetişmek
millet, ulus
uzun; çok istemek
son; sürmek, devam etmek; dayanmak
ürün, mahsul, sonuç
yeni, son, son günlerdeki
sub
alt, ast, aşağı
belirtmek, ifade etmek, söylemek
büyük, önemli, başlıca; branş; binbaşı
ithal etmek, belirtmek
hükümet, devlet, idare
biçimlendirmek, şekillendirmek
ummak, ümit etmek
end
son, uç, taraf; bitmek; sonuca ulaşmak
etki, tesir, netice
benzememek, farklı olmak
gelişmek, ilerlemek
saymak, hesaba katmak
ilgi, alâka
durum, husus; dava; kılıf, kutu
aynı fikirde olmak, kabul etmek
kamu
artmak, çoğalmak
nokta; uç; ana fikir; işaret etmek
oval
bakış; bakmak; ilgilendirmek; saygı
kurşun, önderlik, rehberlik
araştırmak
fiyat, bedel
iptal etmek; hiçe saymak
kitap; rezerve etmek
hatta, bile; düz, düzenli; çift
hak etmek; addetmek; derece; oran; kur
592 items.
Contact - About - Help - Switch Theme