Wordset: Play
    
götürmek, gitmek, çıkmak
dolandırmak; anlamak; daraltmak
anlamak, çözmek; başarmak
giriş yeri, kapı, geçit
acayip, garip, gülünç, anlamsız
rüzgârlı, fırtınalı
karşılık vermek, tersini yapmak
karşılamak, eşit güçle karşı koymak
otobur, otçul
antlaşma, tüzük; sözleşmek
tıslama, ıslık
acele, aceleye gelen, telaşlı
aydınlatmak, ışıtmak
kavşak, birleşme yeri, bağlantı noktası
özel dil, meslek argosu, mesleki dil
kapıcı, hademe
ayırma, izolasyon, ayrı durma
dolaysızlık, yakınlık, doğrudanlık
inatçı, dik kafalı, zorlu
nefes almak
ıtaat, boyun eğme, sadakât
asi, isyankâr, isyancı
yalanlamak, delillerle reddetmek
priz, fiş; tıpa, tıkaç; reklam
kalıntı, eski eser, yadigâr, hatıra
doruk, zirve, dönüm noktası
ihanet etmek, hıyanet etmek
müsait olma, geçerlilik, mevcut olma
cüret, küstahlık
sevimli, tatlı, cana yakın
yerini almak, yerine geçmek
sıkıştırmak, ezmek
nispetçi, cadaloz, kinci, kindar
açıkça, açık açık
gösterişli, azametli, havalı
soykırım, genosit
simsar, komisyoncu, tefeci
güç, yaşama gücü, kuvvet
önemsiz
boş, münhal (kadro vs.)
40 items.
Contact - About - Help - ⚾ Switch Theme