Wordset: Play
    
güvenmek, dayanmak
katlanmak, dayanmak, tahammül etmek
giymek, takmak
haberdar olmayarak, unutkan, ilgisiz
iğrenç, çirkin, kötü
tedavi edilemez, çaresiz, dermansız
önlemek, engellemek
tartışmasız, şüphe edilmez
atlamak, ihmal etmek; yapmamak
süregelen, sürekli
yukarıda, tepede, havada
sonsuzluk, sınırsızlık, sonsuz
tanıklık etmek, ifade etmek
zorba, zalim, despot, tiran
şamata, curcuna, gürültü
sinsice dolaşmak, av aramak
yaymak, saçmak, ışın yaymak
hücum etmek, baskın yapmak
devamlılık, dayanıklılık, sağlamlık
durgunluk, hareketsizlik, kesatlık
adamakıllı, selâmetle, sağ salim
kaşımak; sıyrık; başlangıç çizgisi
köşe bucak aramak, ovmak
geciktirmek, alıkoymak, yavaşlatmak
yavrular, döl, ürün
tadilat yapmak
dokunulmamış, bozulmamış, sağlam
uyma, itaat, rıza
halinden memnun, rahat, ilgisiz
ustaca
övüngen, böbürlenen, övünen
asil, soylu, yüce
esrarlı hava, esrarlı
rahip, keşiş
kötü davranış, kötü idare, zina
soysuz; yozlaşmış, bozulmuş, dejenere
aslen, doğal olarak
nazik, kibar, nefis; hassas
kibarlık, nezaket, medenilik
sıkılık, gerginlik, darlık
40 items.
Contact - About - Help - Switch Theme