Wordset: Play
    
tersyüz etmek; sonuçlanmak
ertelemek
tenkit etmek, fırçalamak; yazmak
patlama, yarılmak
telaş etmek, koşuşturmak
oyuk, çukur, boşluk
gökyüze ait, göksel, cennetsel
çimento; zamki tutkal; sağlamlaştırmak
yöntem değiştirme, geçiş
kronolojik yazılmış tarih, kronik
sınıflandırmak, sınıflamak, ayırmak
hoşgörülü, merhametli, şefkâtli
yapışmak, tutunmak
debriyaj; kavramak
toplumsal, halk, halkın malı olan
mecbur etmek, zorlamak
bunun üzerine, bunun sonucu olarak
idareli, tutumlu
hoşgörmek, tahammül etmek
aldatıcı, haince; tehlikeli
yakınlık
budamak; kuru erik
ruh, akıl
nabız, nabız atışı
delmek; patlama
saflık, temizlik, namus
taşlamalı, yerici, hicivli
korkutmak, ürkütmek
koku, esans; sezmek, kokusunu almak
aşağılayıcı, küçümseyen
alçalmak, yatışmak, dinmek
parlaklık, görkem, ihtişam
ıçten gelen, kendiliğinden olan, doğal
solmak, rengi atmak
boşanmak, boşamak, ayrılmak
borç, zimmet
müşteri isteğine göre değiştirmek
ince, zarif, ağırbaşlı, vakur
aşağılamak, küçük düşürmek
39 items.
Contact - About - Help - ⚾ Switch Theme