Wordset: Play
    
toplamak, kuşatmak
kenara koymak, biriktirmek, kaldırmak
durmak, sağa çekmek
tipi, kar fırtınası
yükselme, bayır, çıkış
kırılma, kırma, kırık parça
aslını öğrenmek, tespit etmek
yüklemek, üstüne atmak, atfetmek
suikâst düzenlemek, öldürmek
özümlemek, sindirmek, özümsemek
mezat, açık artırma
loş, alacakaranlık
devamlı, sürekli, dayanıklı
hırs, istek, açgözlülük
sevmeme, hoşlanmama, tiksinme
çarpışmak, çatışmak, zıt düşmek
bıktırıcı, iğrenç, nefret uyandıran
köşe yazarı
hafife almak, küçümsemek
çelişki, uyuşmazlık, aykırılık, zıtlık
tedbirli, ihtiyatlı, sır saklayan
sıkıntı, rahatsızlık, huzursuzluk
yaymak, dağıtmak; dağınık
kızgınlık, hiddet, şiddet
saçma, aptalca, kalitesiz
dik, sarp, aceleci, çabuk
acımasız, merhametsiz, insafsız
peşin hüküm vermek, önyargılı olmak
mühür, damga; mühürlemek; fok
devlet desteği, para yardımı
spor, kaynak, köken
fışkırmak; ibrik ucu
yaymak, serpmek, saçmak
yarışçı, sürat koşucusu
boğmak
derhal, hemen
tıknaz, yiğit, kahraman
ınsanlık dışı, merhametsiz, zalim
doğuş, yaratılış, köken
vites; techizat, donanım, eşya
40 items.
Contact - About - Help - Switch Theme