Wordset: Play
    
ilgilenmek, icabına bakmak
dikkat etmek, dikkatli olmak
yok etmek, silip temizlemek
sokulmak, içine girmek, nüfuz etmek
eğimli, yatkın; yüzükoyun yatmış
zulmetmek, eziyet etmek, acı çektirmek
kota, kontenjan, pay
sitem, azar; paylamak
resital, solist konseri
keşif, arama
zehirli, fesat, kötü niyetli
hatırlayan, anan, hatırlatan
gülünç, komik, anlamsız
dinç, dirençli, kuvvetli
heykel, heykelcik, heykeltraşlık
yükseklerde uçmak
ince, ince belli, narin; az, yetersiz
gezi, gezip görme
tekrarlamak
lağım suyu, lağım pisliği, kanalizasyon
başarısızlık, yenilgi; aksama
tohum, çekirdek, tane
kıvılcım; ateşlemek; teşvik etmek
abone ücreti, aidat
bilinçaltı
depo, ambar, depolama, saklama
kulak misafiri olmak, kulak kabartmak
kavramak, sindirmek, hazmetmek
silip süpürmek, süpürmek
yan anlam, çağrışım
artırmak, çoğaltmak, büyütmek
bol, çok, bereketli
içten, samimi, candan
ölmek, can vermek, çürümek
ahlâkça, manevi olarak
katlanmak, tahammül etmek
kutsal, mukaddes
saldıran, saldırgan, hakaret eden
perili, hayaletli
özünü çıkarmak, çıkarmak, çekmek
40 items.
Contact - About - Help - Switch Theme