Wordset: Play
    
göze çarpmak, farkedilmek
ayrılmak, boşanmak
bulmak, meydana çıkmak; çıkagelmek
meyvesi bol, verimli, bereketli
gün batımı, güneşin batışı
çözümü zor; ince
yerine geçirmek, yerini almak
sonradan, daha sonra, sonra
sert, katı, koyu, yoğun
raptiye, zımba; başlıca ürün
ateşli, coşkulu, hararetli
çözmek, ayırmak, sökmek
tanıma, teşhis, kimlik
çıkmaz, ikilem
dikkatli, tedbirli, sakıngan
hasta kimse, yatalak kimse
eğmek, kıvırmak, bükmek
ayarlamak, uydurmak, alıştırmak
başlatmak; yer göstermek
telepatik, telepati ile ilgili
leke; kirletmek
haksızlık, adaletsizlik, insafsızlık
baygın, bilinçsiz
ondan sonra, sonra
bastırmak, zaptetmek, durdurmak
özetlemek
dökmek, düşürmek
daha iyi, tercih edilir
yoğun nüfuslu, kalabalık
görünüş; bakış açısı; tahmin
tutmak, işgal etmek, meşgul etmek
yücelik, asillik, soyluluk
bu arada, iken
çabuk hazırlanan, anlık, hemen olan
ıç, dahili, içteki, ruhsal
korkunç, dehşet verici
karargâh, garnizon, kumanda merkezi
nefret, kin
öğütmek, ezmek
getirmek, cezbetmek, kazanç sağlamak
40 items.
Contact - About - Help - ⚾ Switch Theme