Wordset: Play
    
istemek, talep etmek
hesaba katmak, dikkate almak
harcamak, bitirmek, tüketmek
akciğer, ciğer
sadık, vefalı
sorumlu, olası, mesul
olmasın diye, olur korkusuyla
akrabalık, yakınlık
kıskanç, güvensiz, düşkün
bozmak, zarar vermek, zayıflatmak
bütünlük, doğruluk
eğim, meyil
işgüzar, yarı resmi
kapalı, dahili, ev içi
sıkıcı, can sıkıcı, bıktırıcı
gerilim, gerginlik
altyapı, savunma sistemi
ayırım, ayırma
yüce, en üstün
güçlü, kuvvetli, dinç, zinde
bozmak, ırzına geçmek, ihlal etmek
asmak, askıya almak, ertelemek
resmi olarak, resmen
kalabalık, izdiham, çokluk
yutmak; ezberlemek; kırlangıç
hızlı, çabuk, çevik
alkışlamak, övmek; beğeni
sahtekârlık, sahtecilik, kalpazanlık
aksini kanıtlamak, çürütmek
tarafsız, yansız, adil
yalan, hilekârlık, düzenbazlık
gönüllü
kap; kanal; gemi
şöhret, ün, ad, nam
gidermek, defetmek, dağıtmak
göstermek, işaret etmek; atamak
torun, oğul, neslinden olan
bozulma, çürüme, yozlaşma
yüzleşme, karşılaşma
canlı, sağ, hayatta
40 items.
Contact - About - Help - ⚾ Switch Theme