Wordset: Play
    
telefon etmek, askere çağırmak
habersiz ziyaret etmek
kısmak, azaltmak; kesip düşürmek
ticaret
alet, hile, oyun; arma
vekil, temsilci, yardımcı
yoksun bırakmak, rütbesini indirmek
kınamak, aleyhinde olmak
riske atmak; uzlaşma
göç etmek
onaylamak, desteklemek; ciro etmek
bahşetmek, vermek, gelir bağlamak
hak etmek, yetki vermek, hak tanımak
mülk, emlâk, malikâne
boşaltmak, tahliye etmek
zorlama, baskı, zor
kapı, geçit, patika
kavrama, idrak; tutmak, sıkmak
fena halde, ağır şekilde
suçlu, kabahatli, günahkâr
tehlikeli, riskli, şüpheli
gizlemek
kaçırmak, çalmak; gasp, hırsızlık
engellemek, alıkoymak, aksatmak
saygı göstermek, onurlandırmak
göçebe gibi, göçebeye ait
çivi, tırnak
mud
çamur
hareket, devinim, önerge
ruh hali, hava
anıt, abide
suçlu, zanlı, sanık
bu arada, aynı anda, iken
olgun, kemâle ermiş, ergin
manevra, hile, dolap
insan soyu, insanlık, erkekler
yolculuk, seyahat, sefer
aziz, evliya
modaya uygun, şık
dikte etmek, söyleyerek yazdırmak
40 items.
Contact - About - Help - ⚾ Switch Theme