Wordset: Play
    
gözyaşlarına boğulmak
bir yere aniden girmek
yetiştirmek, büyütmek; bahsetmek
başarmak, sonuçlandırmak
kabine, bakanlar kurulu
oda, büro; bölme; fişek yatağı
düzine, çok sayı
vermek (ödül), karar vermek
yıldırmak, hevesini kırmak, cesaretini kırmak
zorlamak, gerektirmek
hesap açığı, eksiklik; dezavantaj
savunmak, korumak, müdafaa etmek
aldatmak, kandırmak
düşman
açıkça, doğrusu
tanımak, kimliğini saptamak
zorunlu, mecburi, kaçınılmaz
sıkı, dar, gergin
alt etmek, ezmek; şaşkına çevirmek
pakt, anlaşma, sözleşme
yenmek, yürürlükte olmak, etkili olmak
zirve, doruk, tepe
oranlı, rasyonel, akla yatkın
deyiş, ifade, tabir
acemi asker
önlem, tedbir
nadiren, seyrek
kurmak, yerleştirmek
noksan, eksiklik, kusur
mıknatıs
arazi, bölge, toprak
portre, vesikalık fotoğraf
komplo, entrika, fesat
izlemek, gözlemek
tacir, tüccar
kayıtsız, ilgisiz, aldırışsız
ekip, tayfa
atmak, firlatmak, çıkarmak, degiştirmek
patlama, uğultu; ani artış; gümlemek
pil, akü, batarya
40 items.
Contact - About - Help - ⚾ Switch Theme