Wordset: Play
    
bir kenara koymak, terk etmek
zorla girmek; birden başlamak
kavramak, anlamak; emmek, yutmak
endişeli, kaygılı, huzursuz
vermek, tahsis etmek, göreve seçmek
dry
kuru; kurak; kurutmak
çarpıtmak, saptırmak, yamultmak, bozmak
kolaylaştırmak, rahatlatmak, hafifletmek
bilinçli, farkında, kasti
gözünde canlandırmak
yadsımak, yalanlamak, çelişmek, inkar etmek
toplamak, bir araya getirmek, tutmak
tahmin etmek, zannetmek
misafir, konuk, davetli
otoyol, otoban
eleştirmek, kusur bulmak
niyet, maksat, meram, kasıt
ilham vermek, esinlemek
işlem, muamele
ayrıcalık, imtiyaz, dokunulmazlık
çevre kirliliğine yol açan madde
kiralamak, kiraya vermek
aksırık; hapşırmak
uzatmak, germek, yaymak
strateji, taktik, savaş bilimi
aldanma, yanılgı; düş, kuruntu
yüzleştirmek, karşı koymak
şaşırtmak, kafasını karıştırmak, karıştırmak
temayül, eğilim, meyil
güçlendirmek, desteklemek, sürdürmek
küre
benzemek
güzel, hoş, sevimli; epeyce, hayli
huzur; varoluş, bulunma
ara sıra, bazen
harfi harfine, kelimenin tam anlamıyla
keşmekeş, kargaşa, karışıklık
tasarlamak, planlamak; vasiyet
fethetmek, almak
ele geçirmek, esir almak
40 items.
Contact - About - Help - ⚾ Switch Theme