Wordset: Play
    
yurt dışında, dışarıda, gurbette
mesafe, uzaklık
dağıtmak, aksatmak; altüst etmek
istekli, hevesli
egzotik, yabancı, acayip
moda, adet, tarz
beslemek, yiyecek vermek
büyük, yüce, ulu, heybetli
kavramak, anlama, idrak
hor kullanmak, yanlış kullanmak
lüks
manzara
engin, kocaman, muazzam, harika
yenilik, değişiklik, icat, buluş
doğal, doğuştan
kasırga, hortum
saygın, tanınmış, unutulmaz
uzatmak, sürdürmek
sessiz, gürültüsüz, sakin
sanmak, saymak, hesaplamak
çatı
yeterli, tatminkâr, memnun edici
miktar; skor, sayı; çentik, çizik
prova yapmak, tekrarlamak
ek, ilave, tamamlayıcı; eklemek
ruh, can, maneviyat; ispirto; saf alkol
bağ, ip, kordon, sicim
durgun, hareketsiz, tembel
dim
loş, bulanık, sönük; anlayışsız
lehte ve aleyhte olanlar
dalgalanmak, inip çıkmak
kazma, hafriyat, kazı
saat yönünde
erdem, fazilet
inci, sedef
oturan, ikamet eden
uygulmaya koymak; zorlamak
hava tahmini, tahmin etmek
gerektirmek, zorunlu kılmak
39 items.
Contact - About - Help - ⚾ Switch Theme