Wordset: Play
    
yapay, suni, sahte
bloke etmek, engellemek
yükseltmek; yukarı itmek
ün, ünlü kimse, tanınmış kimse
çizelge, tablo
müvekkil, müşteri, alıcı
koalisyon, birleşme
kovmak, yol vermek
açıklamak, beyan etmek, ifade vermek
göz kamaştırmak; parıltı
sefer, sevk; hız
olağanüstü, olağandışı, fevkalade, sıradışı
kolaylıklar, imkânlar, tesisler
engel, özür
asmak, takmak, sarkıtmak
mob
kalabalık, izdiham, ayaktakımı
öğrenmek, hakim olmak
niyet etmek, kastetmek
hapishane, cezaevi, kodes
örnek, eşantiyon, şablon
başarılı; müreffeh; zengin
izin vermek; ruhsat, izin belgesi
devamlı, sürekli, kalıcı
saf, arı, katıksız
itmek, itelemek, kakmak
övgü; övmek
uzman doktor, uzman
teslim olmak, bırakma, teslim
üst, üstün, yüksek
karanlık, anlaşılmazlık, bilinmezlik
dengeli, istikrarlı, sarsılmaz
birazcık, oldukça, bir miktar
korumak
gelir
patlama, infilak, ateş alma
ıstisna, olağanüstü, fevkalade
aslen, aslında, esasen
ayırıcı, belirgin, özel
komisyon, görev, vazife
uygun; ayırmak, el koymak
40 items.
Contact - About - Help - ⚾ Switch Theme