Wordset: Play
    
kapasite, yetenek, kabiliyet
kanal, boru; akıtmak, kurumak
dağıtmak, vermek
savaş, çarpışma; dövüşmek
tane, tahıl; öğütmek
dehşete düşürmek, korkutmak
para, para ile ilgili, parasal
yanlış, hata; yanılmak
frenlemek, zaptetmek; kaldırım kenarı
çiftlik hayvanları
etiketlemek, etiket yapıştırmak
yolculuk, seyahat
saldırmak, hücum etmek
kereste
besin, gıda, beslenme
reklâm, tanıtım, terfi, artırma
eşya, emlâk, mal, mülk
ikna etmek, razı etmek
nitelikli, kısıtlı, vasıflı
portresini yapmak, tasvir etmek
başvurmak; çare; tatil yeri
yenileştirmek, eski haline getirmek
yedek, fazla, boş, az
benzer bir şekilde, bunun gibi
görme, görüş; gözlemek
yerleşim; anlaşma, uzlaşma
aniden,birdenbire
tanınmış, meşhur, tanınan
odd
acayip, tuhaf, garip
kök, köken, kaynak
sırf, yalnızca, sadece
elde tutmak, kaybetmemek
poz vermek, tavır takınmak
kutup
ileri, ileriye, beri
zorluk, güçlük, sıkıntı
bölme, ayırma
dağıtım, dağılım, yayılma,
ayırmak, tahsis etmek, adamak
benzer, aynı
40 items.
Contact - About - Help - Switch Theme