Wordset: Play
    
geciktirmek, durdurmak
tutmak, zaptetmek, sınırlamak
üzerine çökmek, üzerinde asılı kalmak
reklâmını yapmak, reklâm yapmak
rahatsız etmek, sinirlendirmek
davranmak, hareket etmek
tartışmak, çekişmek, münakaşa etmek
tüketim, bitirme, harcama
zıtlık, çelişki
düzeltmek, doğru
zihinsel, akılsal; kaçık, deli
lie
yalan; yatmak, uzanmak
çokluk, bolluk, bereket
uydu, peyk
bir yandan bir yana uzanmak
mülteci
rejim, yönetim şekli, düzen
duyarlı, hassas, alıngan
teslim etmek, sunmak
açığa çıkarmak
suçlu, sabıkalı
yarışmak
şiddet, zorbalık
dönüştürmek, haline gelmek
çelik, çelik gibi; sertleştirmek; katı, duygusuz
kabaca, aşağı yukarı
direnmek, göğüs germek
ödül
görmek, gözetlemek, gözlemek
küçük, ikinci derecede, ikincil
yasama, kanun yapma, mevzuat
icat etmek
hol, salon, antre, koridor; konak, yurt
keşfetmek, araştırmak
aşırı, fazla
işe almak, tutmak, meşgul etmek
tahrip etmek, yıkmak
göstermek, gösteri yapmak
değer biçmek, belirlemek, vergi koymak
39 items.
Contact - About - Help - Switch Theme