Wordset: Play
    
devam etmek, sürdürmek
yaklaşmamak, uzak durmak
çabuk olmak, acele etmek
tarım
başvurmak; rica; çekicilik, cazibe
iflas etmiş, batmış
sınır
farklılık, başkalık, çeşitlilik
tanımlamak, belirtmek, tarif etmek
sınırlamak, hapsetmek; sınır
içerik; hoşnut, memnun, razı
flu
grip
meclis, kurul, konsey, yönetim kurulu
çoğunlukla, genelde, başlıca
ekin, ürün, mahsul; kırpmak
mix
karıştırmak, katmak
objektif, tarafsız, nesnel
alışılmış şey, olağan şey
marifet, yetenek, kabiliyet
ilk, ilkel, ilk çağa ait
kıdem, öncelik
ihtimal; umut; muhtemel müşteri; manzara
cezalandırmak, ceza vermek
ray
ışın
tutmak, ayırtmak, rezerve ettirmek
sefalet, yokluk
yeterli, kâfi, yeter
yaygın, genel
mekik, gidip gelmek
cevap, yanıt, tepki
hatırlatmak, andırmak
sahip olmak, elinde bulundurmak
aslen, aslında, orijinal olarak
yargılamak, karara varmak
bundan dolayı, bunun için
kıtlık, genel açlık
savunma, davalı
danışmak; müzakere, tartışma
görünüm; görüş; açı, yön, cephe
ilave, katkı, ekleme
40 items.
Contact - About - Help - Switch Theme