Wordset: Play
    
kilitlemek, hapsetmek
karıştırmamak, dışında tutmak
vazgeçmek
kesin, doğru, yanlışsız
korkan, korkmuş
ayrı, farklı, başka, belirgin
toplantı, kongre
masraf, harcama
sözleşme; büzülme; hastalık kapmak
sel
hedef, amaç
yine de, buna rağmen, bununla beraber
hayal etmek; düşünmek, sanmak
bulaştırmak, enfekte etmek
yönelme, meyil
mahkeme, deneme, duruşma
gerçek, hakikat, doğruluk
öneri, teklif, evlenme teklifi
sınırlamak, kısıtlamak
incelemek, gözden geçirmek
yuvarlak, daire şeklinde
sektör, işkolu, bölge
nispet, inat, garez
başarmak
mevcut; sağlam, dayanıklı; önemli
sermaye, varlık, hisse senedi, tahvil
şahit olmak, tanık olmak, şahitlik etmek
ticari
sahne
spesifik, özel, belli, belirli
isteksiz, gönülsüz, tereddütlü
rahatlatma, ferahlama
tanımak,farkına varmak
alışkanlık, adet, huy
eve ait, ailevi, iç, yerli
dig
anlamak, hoşlanmak
aksi, karşı, ters, karşıt, muhalif
sıkça, sık sık, sürekli
anlaşmazlık, çekişme, çarpışma,
suçlamak, sorumlu tutmak
40 items.
Contact - About - Help - Switch Theme