Wordset: Play
    
uzak durmak, yaklaşmamak
defetmek, yenmek
dağılmak, parçalanmak
tayin etmek, atamak, saptamak
tartmak, dengelemek
durum, tavır, vaziyet
dalmak, atlamak, dalış yapmak
şikâyet etmek, söylenmek, yakınmak
bileşik, karmaşık, karışık
büyütmek, yayılmak, genişlemek
tüketmek, harcamak, bitirmek
ifade etmek, anlatmak, açıklamak
ikna etmek, inandırmak
büyük ölçüde, çok, son derece
gerekli, lazım, zorunlu, gereken
baş, ilk, en önemli
tam, doğru dürüst, uygun
iyileşmek, düzelmek, toplamak
dikkat çekici, göze çarpan
devir, devrim, ihtilal
sallamak, sallanmak
sum
toplam, tutar, adet, yekun
şaşkınlık; merak; mucize
zorlamak, baskı yapmak, teşvik etmek
geniş; uçsuz bucaksız; dünya kadar
görüşme, mülakat; röportaj yapmak
endişe, kaygı; üzülmek; merak etmek
sürdürmek, devam ettirmek; ücret, maaş
personel, kadro, kurmay
çeşit, tür, cins
farketmek, anlamak; gerçekleştirmek
amaç
söz vermek, vâât etmek
yükseltmek, kaldırmak
kazanmak, kâr etmek,
karşın, rağmen
kapsamak, içermek
oluşmak, meydana gelmek
kök, temel, dayanak
tartışmak, görüşmek
40 items.
Contact - About - Help - ⚾ Switch Theme