Wordset: Play
    
dağılmak, parçalanmak
cesaretle karşılamak, kabul etmek
girişmek, kalkışmak
izin vermek, bırakmak, kabul etmek
eski, çok eski
görünmek, gözükmek, ortaya çıkmak
eşya; madde
nazik, kibar
karar vermek
zorunlu, gerekli, önemli
göstermek, ortaya koymak
inşa etmek, yapmak
bundan başka, üstelik
akıntı, akım; güncel, şimdiki
kitle, küme, yığın
dahil olmak
başkan, cumhurbaşkanı
iş, uzmanlık alanı, meslek
dönmek, geri dönmek
azaltmak, indirmek, küçültmek
tasarlamak, düzenlemek
oturmak, yerleşmek
farzetmek, varsaymak, sanmak
tax
vergilendirmek, vergi koymak
korkutma, tehdit, gözdağı
gerileme, durgunluk
kâr, kazanç, getiri
liman, havalimanı, iskele
yapmak
çıkmak, ortaya çıkmak, oluşmak
itiraz etmek, karşı çıkmak
desteklemek, tutmak
ihraç etmek, dışarıya satmak
ilaç
iniş, düşüş; kabul etmemek
karar, hüküm
meslektaş, iş arkadaşı
istemek, talep etmek; iddia etmek
tavır, davranış, hareket
aim
hedeflemek, hedef
40 items.
Contact - About - Help - ⚾ Switch Theme