Wordset: Play
    
sabun köpü─čü, köpük; bira
ate┼člemek, patlatmak; salmak
anten; havaya ili┼čkin, havai
yak─▒t ikmali yapmak, benzin almak
caw
gaklamak, ötmek; karga sesi
sonraki, sonra gelen, son
─▒slak, c─▒v─▒k, pasakl─▒; özensiz
didik didik aramak, ara┼čt─▒rmak
daha uzun ya┼čamak; sa─č kurtulmak
k─▒zak; balyoz; k─▒zakla gitmek
y─▒kmak, devirmek, dü┼čürmek
a─člamak, a─č─▒t yakmak, inlemek; feryat
önermek, teklif etmek
zorunluluk, yükümlülük; ödev; senet
tokmak, duvarc─▒ çekici
gürültü, pat─▒rt─▒; yaygara koparmak
kömür, maden kömürü
fazla de─čer vermek, gözünde büyütmek
alayc─▒ tip, toplumsal de─čerleri küçümseyen
abartmak, a┼č─▒r─▒ya kaçmak
hile; sahte, taklit, yapmac─▒k; rol yapmak
soba, f─▒r─▒n, ocak
dev dalga, ta┼čma; dalgalanmak
yeralt─▒, gizli
eksen, mil; mil etraf─▒nda dönmek
depo, ambar, mahzen, havuz
haklar─▒n─▒ iade etmek, eski görevine vermek
ahlaks─▒z; ba┼čtan ç─▒km─▒┼č
vekil
asl─▒n─▒ ö─črenmek, tespit etmek
et dilimi, rulo köfte
bo┼č laf, palavra, martaval
vie
yar─▒┼čmak, rekabet etmek, boy ölçü┼čmek
çap; kalibre, yetenek
çürütmek, ezmek; çürük, ezik
dövmek, h─▒rpalamak; hamur
intikam almak, misillemede bulunmak
s─▒çratmak, serpmek
geçit, bo─čaz; darbo─čaz, s─▒k─▒nt─▒
ilan, bildiri, beyanname
düzenbaz, doland─▒r─▒c─▒
ate┼čli silah
so─čukluk, uzak durma
merdiven bo┼člu─ču
sendelemek; tökezleme, sersemletme
sendika; birlik kurmak
karga┼ča, kaos
neden olan, yard─▒mc─▒
zirve, doruk, uç; zirve toplant─▒s─▒
gerektirmek, zorunlu k─▒lmak
geçmek, a┼čmak, üstün olmak
┼čahlanm─▒┼č, co┼čmu┼č, azg─▒n, öfkeli
dara─čac─▒, idam sehpas─▒
kürsü, podyum; çardak
içilebilir; me┼črubat
güçlük, zahmet; rahats─▒z etmek
┼čempanze
hayvan gübresi, pislik
┼čikâyet, yak─▒nma
cesaret, giri┼čkenlik
ele geçirme, yönetimi alma
takip etmek; taz─▒, av köpe─či
kuluçka; kuluçkaya yatmak; civcivler
peg
tahta çivi, kanca; mandallamak
sarkmak; as─▒l─▒ tutmak
duyusal, alg─▒sal
dansl─▒ e─člence, parti
lay─▒k olmak, hak etmek; erdem, meziyet
itaatsizlik, ba┼čkald─▒rma, asilik
ayn─▒ ┼čekilde, ayr─▒ca, dahi
külüstür araba, hurda araba
balmumu
sulu çamur, eriyen kar; s─▒çratmak
uydurmak; imal etmek; sahtesini yapmak
tartmak, ölçüp tartmak
yeterli olmak, kâfi gelmek
a┼č─▒nd─▒r─▒c─▒; törpüleyici
ölü, ceset
cesaret etmek, göze almak; cüret
s─▒radanl─▒k, aleladelik
karyola dire─či
örnek, ibret verici
sincap
kambur, hörgüç, tümsek; s─▒rtta ta┼č─▒mak
ait olmak, dair olmak, ilgili olmak
tasavvur etmek, dü┼čünmek
kuru, kurak, çorak
çember, kasnak; çemberlemek
öcünü almak, intikam almak
az, yetersiz, k─▒t; k─▒smak, cimrilik etmek
ç─▒ld─▒rm─▒┼č, çok öfkeli, deli
at─▒┼čmak; a─č─▒z kavgas─▒, münaka┼ča
seyirci, seyirci kalan
kümes, kafes
┼čurada, orada, ötedeki
elemek
zarar, hasar
yol; seyahat program─▒
hava s─▒zd─▒rmaz
tasarlamak, planlamak; vasiyet
el yordam─▒yle aramak; becerememek
monolog, kendi kendine konu┼čma
uçurum, sarp kayal─▒k
fildi┼či, fildi┼či rengi
sapmak, dönmek, yön de─či┼čtirmek
asfalt, asfalt yol, pist
surat asmak, somurtmak
uysal, itaatkâr, yumu┼čak ba┼čl─▒
söz, laf, konu┼čma, laf kalabal─▒─č─▒
sökmek, parçalamak; bo┼čaltmak
dahiliye uzman─▒; dahiliyeci
ayr─▒cal─▒k, hak, imtiyaz
bask─▒, zorlama
de─čerlendirme; ölçüm
ileri, d─▒┼čar─▒, di─čer, ba┼čka, sair
kedi gibi, kedilere ait
erkek kedi
titreme, ürperme; titre┼čmek
sars─▒lmak, sallanmak, titremek; deprem
burun
merdiven, basamak
detektif; iz sürmek
üstün, yüce, en önemli
engel, mani, özür
nazik, narin, hassas, dü┼čünceli
yumruk; vurmak; nüfuz, etki
cüzaml─▒, d─▒┼članan kimse
obur; a─čz─▒n─▒n tad─▒n─▒ bilen
balta, küçük balta
üst geçit; görmemezlikten gelmek
de┼čifre etmek, çözmek
olumlu, do─črulay─▒c─▒
kal─▒nt─▒, eski eser, yadigâr, hat─▒ra
bilgi almak, sorguya çekmek
küme, y─▒─č─▒n; holding, ┼čirketler grubu
yazd─▒rma hatas─▒, bask─▒ hatas─▒
sahte; taklit etmek
mü┼čteri, müdavim; patron
farzetmek, varsaymak, zannetmek
ba┼člamak
pis, kirli, da─č─▒n─▒k
at─▒┼č, vuru┼č s─▒ras─▒; ┼čans
ni┼čanlar, i┼čaretler, rütbe i┼čaretleri
taslak, proje, plan; tasarlamak
ta┼č─▒y─▒c─▒, götüren; destek
damlamak, akmak, süzülmek
desteklemek, güçlendirmek, peki┼čtirmek
pusuya yatmak, gizlenmek
mü┼čtemilat, ek yap─▒
y─▒k─▒nt─▒, enkaz; döküntü
ha┼čarat, parazit, zararl─▒ hayvan
fayda, kâr, avantaj; i┼če yaramak
pazarl─▒k etmek
bulu┼čma yeri; toplant─▒ yeri
haczetmek, el koymak; tutuklamak
müfreze, ekip, tim
yan─▒k ten; bronzla┼čmak
kaç─▒┼čma, panik, bozgun
yan yana, ikincil, ek
az─▒nl─▒klar mahallesi, yoksullar mahallesi
mevcut; sa─člam, dayan─▒kl─▒; önemli
gençlere özgü, çocuklara ait
yat─▒┼čt─▒rmak, sakinle┼čtirmek
lif, iplik, tel, elyaf
ba─č─▒┼č─▒kl─▒k; dokunulmazl─▒k
rimel, sürme, maskara
denizcili─če ait, gemicili─če ait, denizsel
öfkeli, fanatik, kudurmu┼č, kuduz
par─▒lt─▒; k─▒zg─▒n bak─▒┼č; parlamak
h─▒zla kaçmak, acele etmek, ko┼čmak
kaç─▒┼č, firar; geçit
göze çarpmayan, farkedilmez, önemsiz
merakl─▒, her ┼čeye burnunu sokan
ba─člant─▒, irtibat, ili┼čki
c─▒z─▒rt─▒; c─▒z─▒ldamak
saban; sabanla sürmek
y─▒pranmak, a┼č─▒nd─▒rmak; kavga
titiz, zor be─čenen
keçe, keçeli; hissedilen
jig
dans; dans etmek
cop
yakalamak; çalmak; a┼č─▒rmak; polis
dikte, emir; imlâ
h─▒zla uzakla┼čmak, çabucak ayr─▒lmak
yetenek, beceri; yeti; fakülte
döküntü, nükleer at─▒k, at─▒k
sadakât, vefa, ba─čl─▒l─▒k
kahrolas─▒
güven, itimat, inanç
ilerleme, yol alma, sefer, geli┼čme
geli┼čmek, serpilmek
┼čikayet, yak─▒nmak; s─▒─č─▒r eti
taban, kaide; temel, esas
dert, sorun, s─▒k─▒nt─▒, ┼čikâyet; kindarl─▒k
ard─▒┼č─▒k, art arda, birbirini izleyen
dizkapa─č─▒
ay─▒rmak, tahsis etmek, adamak
kellesini uçurmak, boynunu vurmak
kam─▒┼č, sopa; dövmek
a┼č─▒r─▒ gurur, kibir
kuru üzüm
kaba, küstah; yaygarac─▒; bariz
elini kolunu ba─člamak
söylenti, dedikodu
suçlular─▒n iadesi
yabanc─▒, Amerikal─▒, ─░ngiliz
sivrisinek, tatarc─▒k
k─▒zlar birli─či, hem┼čirelik, rahibelik
ihtiyatl─▒, tedbirli, sa─čduyulu, tutumlu
f─▒st─▒k, ┼čamf─▒st─▒─č─▒, antep f─▒st─▒─č─▒
atanan kimse, tayin edilen kimse
podyum, iskele, dar köprü
kat─▒r, inatç─▒; traktör
basamak, kademe
kökünden sökmek, imha etmek, yok etmek
engel, gecikme; soygun
alçak, de─čersiz, adi, rezil, pis
do─čurmak, yaratmak, üretmek
kova
kaç─▒nmak, yan çizmek, kaytarmak
tahri┼č, ka┼č─▒nd─▒rma; k─▒zg─▒nl─▒k
çivi; saplama
engellemek, al─▒koymak, aksatmak
pew
kilise otura─č─▒, uzun bank
cup diye dü┼čmek; cup!, lop!
geç kahvalt─▒, erken ö─čle yeme─či
karga┼ča, curcuna, tantana
yaln─▒z ya┼čayan, yaln─▒zl─▒─č─▒ seven
suç orta─č─▒
konvoy
ciddi, kararl─▒
alev, ─▒┼č─▒mak, parlamak
cezadan muaf olma, cezas─▒z kalma
süvari, atl─▒ polis, asker gemisi
köle
dövmek, h─▒rpalamak, yaralamak
astar, kaplama
badanalamak, örtbas etmek, aklamak
üretme çiftli─či, bal─▒k üretme yeri
kar─▒ncayiyen, yabandomuzu
sevgili, a┼č─▒k, metres
h─▒rlamak, homurdamak, gürlemek
küçük, ufak tefek, önemsiz
köprücük kemi─či
korkunç, zorlu, müthi┼č
dü┼čüncesizlik, bo┼čbo─čazl─▒k, patavats─▒zl─▒k
anla┼čmak, uyu┼čmak, hemfikir olmak
e┼čit, ayn─▒ de─čerde
emsal, akran; dikkatle bakmak
ho┼čgörü, yumu┼čakl─▒k, müsamaha
yat─▒┼čt─▒rmak, hafifletmek, bast─▒rmak
ince, ince belli, narin; az, yetersiz
birle┼čme, ba─člant─▒
kaçamakl─▒, ba┼čtansavma
bölge, çevre, polis bölgesi
öd, safra
suç isleyen kimse
korkunç, deh┼čet verici
bilgin, alim, uzman
raydan ç─▒karmak
küçük ┼či┼če
al─▒koymak, tutmak, vermemek
büyüklük; kadir; önem
merakla gözetlemek, gizlice aramak
ç─▒─č─▒rtkan
parmaks─▒z eldiven, beysbol eldiveni
budamak; kuru erik
kurtarmak, ç─▒karmak
mezar ta┼č─▒
harcanabilir, tek kullan─▒ml─▒k
ikiz; ikili, çift
ampul
çentik
sabit ücret, geçi┼č paras─▒; vergi vermek
düz, pürüzsüz, kaygan
uyuz, pis, i─črenç, pinti
tu─čla
süzmek, filtre etmek
lokanta; yemekli vagon
sürtmek, ayaklar─▒n─▒ sürümek
sod
çim, çimen; g─▒c─▒k, sinir herif
ilintili, ili┼čki, ba─č─▒nt─▒
y─▒ld─▒z gibi, y─▒ld─▒zlarla ilgili
piyade
sert vuran oyuncu, boksör
rug
kilim, hal─▒
burnunun dibinden, yak─▒ndan, a┼čikar
köpekler için
sülük, tufeyli, asalak, parazit
az─▒l─▒, sert, vah┼či, ┼čiddetli
tela┼č, heyecan
u┼čak, erkek hizmetçi
sorumluluk, mesuliyet, borç, e─čilim
h─▒zl─▒ ve anla┼č─▒lmaz konu┼čmak
sars─▒nt─▒l─▒, düzensiz, sarsak, salak
çocuk dü┼čürme, dü┼čük; ba┼čar─▒s─▒zl─▒k
bo─čaz, ┼čahdamar─▒, boyuna ait
tedbirli, ihtiyatl─▒, s─▒r saklayan
süs, ┼č─▒kl─▒k, güzel elbise, süslü giyim
yanl─▒┼č, ters, hatal─▒
çabuk öfkelenen, sinirli, huysuz
sallamak, etkilemek; tesir; dalgalanma
sars─▒lmaz, de─či┼čmez, sabit
geçi┼č
bo─čmak, bunaltmak, kaplamak
dik, dikey, dikme
müebbet mahkumu
yabanmersini, çayüzümü
münzevi, topluluktan kaçan, yaln─▒z ya┼čayan
belediyeye ait, kentsel
ambar
boy, endam, önem, prestij
topak, bir parça, az─▒c─▒k
ç─▒nlamak, t─▒ng─▒rdamak
intikam, öç
takdir, övgü; haraç, vergi
kurnazl─▒kla yenmek, zeka ile alt etmek
s─▒rt çantas─▒
k─▒zak
a─č─▒rla┼čt─▒rmak, k─▒zd─▒rmak, sinirlendirmek
halinden memnun, rahat, ilgisiz
ç─▒nlamak, t─▒nlamak, yank─▒lanmak
sundurma, veranda
aylak, i┼čsiz, bo┼č gezen
ba┼č─▒bo┼č, serseri, avare
k─▒lcal damar, k─▒l gibi
ikna etmek, inand─▒rmak
do─črulamak, kan─▒tlamak, ispatlamak
duru┼čma, celse
s─▒yr─▒lmak, kurtulmak, anlayamamak
para destesi, haz─▒r para, nakit
filiz, tomurcuk; filizlenmek, çimlenmek
titremek; sendelemek, sallanmak
de─čirmen, imalathane; ö─čütmek, ç─▒rpmak
önlük, i┼č önlü─čü
hen
tavuk, di┼či ku┼č
de─čer biçmek, belirlemek, vergi koymak
temel, ilkel, tam geli┼čmemi┼č
ba─č─▒rmak, hayk─▒rmak; ç─▒─čl─▒k
kekelemek, teklemek, gevelemek
irade, istem
melez, kar─▒┼č─▒k
hainlik, ihanet, vatan hainli─či
düzensiz, de─či┼čken, karars─▒z
hakaret, istihza; gücendirmek
temayül, e─čilim, meyil
sözünden dönmek, hile yapmak
tart─▒┼čmak; münazara; tart─▒┼č─▒labilir
tasma kay─▒┼č─▒; ba─člamak
bozmak, lekelemek; kusur, hata
ac─▒, ─▒zd─▒rap, keder
karars─▒zl─▒k, ikilem, ┼čüphe, ku┼čku
e─čilim, meyil, istek
girgin, toplu halde ya┼čayan, topluluk seven
kar─▒┼čmak, burnunu sokmak
buru┼čturmak, k─▒r─▒┼čt─▒rmak; büzgü
kav, alev, k─▒v─▒lc─▒m, öfke, cesaret
akort etmek, al─▒┼čt─▒rmak, ayak uydurmak
onaylamak, tasdik etmek, do─črulamak
sadakat, ba─čl─▒l─▒k
had─▒m etmek; i─čdi┼č etmek; k─▒s─▒rla┼čt─▒rmak
çeli┼čki, uyu┼čmazl─▒k, ayk─▒r─▒l─▒k, z─▒tl─▒k
kar─▒┼č─▒kl─▒k, da─č─▒n─▒kl─▒k; altüst etmek, y─▒─čmak
vex
gücendirmek, üzmek, can─▒n─▒ s─▒kmak
kuvvetle vurmak, tokatlamak; sert vuru┼č
kardiyo, kalbe ait, kalp
of!, öf!, vay be!, vay!
g─▒d─▒klama, geçici tatl─▒ his
ima, dokundurma, kinaye, ima etme
yerini belirlemek; nokta, i─čne ucu
yap─▒labilir
apandis ameliyat─▒
ak─▒l almaz, mant─▒ks─▒z, saçma
korkutmak, umutsuzlu─ča dü┼čürmek
mumyalamak, anmak, hat─▒r─▒nda tutmak
kusmak, püskürtme
dilsiz, sessiz; aptal, budala
basmak, damgalamak; marka, etki
sarho┼č, sersem, sendeleyen, halsiz
yürüyü┼č, gezinti; dola┼čmak, gezmek
çarp─▒┼čmak, çat─▒┼čmak, z─▒t dü┼čmek
i┼čte!, bak!; görmek, gözlemlemek
a┼č─▒rmak, çalmak, ispiyonlamak; muhbir
temsilci; özel görevli, casus
e─čilim, yatk─▒nl─▒k, meyil
y─▒rtma, k─▒rma, yaralanma, kesilme
tünemek, konaklamak, gecelemek; tünek
kabir, mezar, lahit, türbe, ölüm
bilgi veren kimse, haber kayna─č─▒, ispiyoncu
çürük, ezik
k─▒sa, özlü, veciz
burun çekme
erken davran─▒p önlemek, engellemek
yukar─▒ çekmek, kald─▒rmak; yük asansörü
kama, takoz, çivi; s─▒k─▒┼čt─▒rmak
haylaz, tembel, miskin, beceriksiz
ihtimal; umut; muhtemel mü┼čteri; manzara
gündem, i┼č listesi, etiket
ad─▒ ç─▒km─▒┼č, kötü tan─▒nm─▒┼č
mezardan ç─▒karma
avuntu, teselli; avutmak
bozmak, lekelemek; kusur, yozla┼čma
afet, felâket, y─▒k─▒m, kötülük
vali, yönetici, müdür, patron
direkt, içinden, sayesinde
do─črulamak, onaylamak
acayip alet, zamazingo; hüner
delege, vekil, temsilci; görevlendirmek
sert vuru┼č, sümüklüböcek, tembel
s─▒va, harç; harç ile doldurmak
parçalamak, da─č─▒lmak; k─▒ym─▒k
homurdanmak, m─▒r─▒ldamak; f─▒s─▒lt─▒, m─▒r─▒lt─▒
talep, rica, dilek; dilekçe vermek
geri tepmek, geri çekilmek, irkilme
tarafs─▒z, yans─▒z
görü┼čmek, toplant─▒ yapmak
taklit, sahte, yapmac─▒k
hastal─▒k, rahats─▒zl─▒k, keyifsizlik
karga┼ča, ayaklanma, tela┼č
mümkün, uygulanabilir, olas─▒
k─▒zd─▒rmak, sinirlendirmek
geciktirmek, al─▒koymak, yava┼člatmak
hassas, yumu┼čak, al─▒ngan; teklif vermek
la─č─▒m, diki┼čçi
acemi asker, acemi
önlemek, hüsrana u─čratmak
g─▒daklamak, gevezelik, kahkaha
köpek di┼či; az─▒di┼č, uzun sivri di┼č
örmek, ba─člamak; ┼čerit, saç örgüsü
yang─▒n, alev; parlamak, ─▒┼č─▒mak, tutu┼čmak
kale (satranç), ekin kargas─▒, hilebaz
neden olmak
hamak, asma yatak
katliam, k─▒l─▒çtan geçirme, toplu cinayet
çentik, çatlak, iz; yontmak, budamak
hayal k─▒r─▒kl─▒─č─▒na u─čram─▒┼č, morali bozuk
zeki, ak─▒ll─▒, cin gibi, kurnaz
k─▒rpmak, makasla kesmek
ba─č─▒rsak, iç, ülke içi
eskiden kalma; ilk, bozulmam─▒┼č, saf; as─▒l
dizgin, idare, kontrol
beyanname, yeminli belge, taahhüt
┼čart ko┼čmak, taahhüt etmek
─▒rza geçmek; tecavüz, gasp
döküntü, ta┼č döküntüsü
papaz, vaiz
doku bozulmas─▒, yara, bere
lob
topu havaya vurmak, hantalca ko┼čmak
yönetmek, yürütmek; hareket, idare
kötülük, haset, fesat, kötü niyet
yükümlü, zorunlu; görevli, memur
kendini tutmak, sak─▒nmak; nakarat
yatak, ┼čilte, minder
çürük tahta, toy, serseri, z─▒rva, de─čersiz
hece, seslem, nota; hecelemek
evlilikle ilgili, evlilik
ihlal, tecâvüz, çi─čneme, bozma
piskoposluk bölgesi
araya girme, kar─▒┼čma, müdahale, arac─▒l─▒k
üretmek, ço─čaltmak, propaganda yapmak
fren, fren yapmak, frenlemek
kaçak, kaçak mal, kaçakç─▒l─▒k
incik, bald─▒r, bacak, sap, gövde
çekme, terslik, ar─▒za; aksamak, ba─člamak
hindi sesi; h─▒zl─▒ca yemek
dald─▒rmak, band─▒rmak, bat─▒rmak
suçsuz ç─▒karmak, aklamak, muaf tutmak
suçlu, cani, zalim, mücrim
┼čartl─▒ tahliye, ┼čeref sözü, parola
bo┼čbo─čaz; gevezelik etmek
aç─▒k tribün
a─č─▒r silahlar; topçu s─▒n─▒f─▒
kapanma, son verme, bitirme
harcanabilir, gözden ç─▒kar─▒labilir
glikoz
polonya dans─▒
475 items.
Contact - About - Help - ÔÜż Switch Theme